Metin zakoğlu, kulis oda sahnesiHala elimizin altında istediklerimizi özgürce yazabildiğimiz bir “internet” varken, Metin Zakoğlu’nun tiyatrosu için twitterdaki çabalarını görünce yazmam gerektiğini hissettim. Önce olanları Metin Zakoğlu’nun twitterdaki yazılarından aynen aktarayım.

  • “İnsanların TİYATRO’ya evlerinin altındaki bar kadar bile değer vermemeleri ne tuhaf.
  • Kapı girişlerinin meyhanelere barlara verenler,Evde Tiyatro bizim apartmanda olmaz diyorlar….
  • Apartmanda oysa hiç oturan,yaşayan daire yok.Bu ne hınçtır bu sanata…
  • Ama ne olacak ben pes mi edeceğim,tabiki hayır…Tiyatro yapmaya bunlara inat devam edeceğim…Ve her yerde bu insanları konuşarak üstelik.
  • Ben alttaki barın gürültüsünden TİYATRO yapamıyorum,yan blok da oturan hanım,Tiyatro istemiyoruz diyor.
  • Ne zararını gördünüz Tiyatromun dedim,Hiç ama istemiyoruz diyor..Milletler hak ettiğini yaşar ve bizde hak ettiğimizi yaşıyoruz.
  • Apartmanın tamamı tiyatromuza EVET diyor,2 hanım biz apartmanda tiyatro istemiyoruz diyor.İşin tuhafı bu hanımlar bu apartmanda değil:)
  • Tiyatro yaptığım EV Tiyatrosu tamamen iş yerlerinden oluşan,altında meyhane olan,ve akşamları bizden başkasının kalmadığı bir yer.
  • Ve bu şaka gibi insanlar,biz apartmanımızda TİYATRO yapılmasını istemiyoruz diyorlar.Ne gelip izlemişler,ne bir bakmışlar…
  • Benimse sadece amacım haftanın her günü bağdat caddesi gibi bir semte sanat getirmek.Her gün onlarca insana Tiyatro sunmak.
  • Tiyatronun kime ne zaman zararı olmuş…Tiyatromu kapatmak isteyen bu insanlara birisi çocukluğunda Tiyatroyu sevdirmemiş.
  • Hepsinden öte altımızdaki meyhanenin gürültüsünden ben zor tiyatro yaparken,salondaki sesi arka odamdan kimse duymazken bu hanımları anlamak
  • Ama Tiyatro koşulsuzluklar ile savaşma sanatıdır.Bugün bana buranın perdesini çektirebilirler ama perdemi hiç bir zaman çektiremezler.
  • Her yerde ben bu sanat karşıtlarını deşifre etmeye kararlıyım…Sanatımızın yücelmesi için uğraşım ölene kadar sürecek
  • Şuna eminim ki sanatımızı ilk önce sanatımızı layık olduğu yere getirdikçe bizlerde layık olanlar tarafından yönetilmeyi becericez..
  • Bu bina 2 blok.A ve B.Ben A blokta tiyatro yapıyorum,üstelik 7 günde 7 oyun.Ve bizim blokta benden başka akşama kalan yok.Bu hanımlar b blok
  • Tiyatromun giriş kapısı ayrı,sokak kapısı ayrı,alkış sesi rahatsız ediyormuş bunları.
  • Sanatın alkış sesinin bir insanı rahatsız etmesi şaşkınlık verici.
  • Üstelik bu kişiler ile yüzyüze görüşmek istedik ve günlerce 23:00’e kadar evlerine gelmedikleri için görüşemedik.
  • Biz oysa saat 22:30 da burayı terkediyoruz.Onlar biz çıkınca geliyorlar,ve tiyatromuzdan rahatsız oluyorlar…
  • Beni tanıyan bilir,tiyatroyu yaşatmak,yüceltmek ve her yere tiyatro götürmekden başka amacı olan birisi değilim.
  • Engeli olan engelli dostlarımın evlerinde TİYATRO yaptım.
  • Hastahanelerde kalan hastalara kendi odalarında tiyatro yaptım…Bu konuda Özel tiyatro ödülleri aldım.
  • Köylerde,pamuk tarlalarında çalışan işçilere kendi alanlarında tiyatro yaptım.
  • Bayramiç sokaklarında ,Bergama da Tapınaklarda,Çanakkale’de Çimenlik kalesinin burçlarında tiyatro yaptım.
  • Bana gelemeynelerin evlerine gidip TİYATRO yaptım.
  • Tek suçum TİYATRO yapmaksa eee asın o zaman beni…Kurtulun benden…Ama yine de Tiyatronun Tanrıları sizi bulur,tiyatroyu size hatırlatır”

Bugün Müyap’ın web sitesi sahiplerine gönderdiği “yasak” anlatan ve “kapatma” tehditli e-mailinden sonra haber aldığım ikinci “yasak”lama çalışması bu. Zakoğlu’nun tiyatrosu Bağdat Caddesine çıkan Migros’un karşısındaki Barlar Sokağı diye bildiğimiz İskele Sokak’ta. Yaptığı oyunları beğenirsiniz beğenmezsiniz, burada yapılan tiyatroya saldırıdır. Bu olay hem birbirimize ne kadar tahammülsüz olduğumuzu, hem “sanat”a yapılmak istenenleri özetlemektedir.

Zakoğlu 19 Mayıs’taki 20.30 saatli “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunundan önce saat 19.00 ‘da tüm basını, sanatçı dostlarını ve sanatseverleri tiyatroya bekliyor. Tiyatrolara ve tiyatroculara destek olalım. Yarın caddede olalım.

Zeynep