Film Festivali’ne Bilet Alma İşkencesi!

Film Festivali’ne Bilet Alma İşkencesi!

Sanıyorum ömrümün sonuna kadar bunu anlamakta zorlanacağım: Bir festival için bilet almak ne kadar zor  olabilir?

Buyurun size bilet alma işinin hikayesini anlatayım:

Geçen senelerdeki deneyimlerden yararlanarak bu sene erkenden yola çıktım. Gişe açılış  saati 10 idi. Ben 9’da sinemanın önündeydim. Kuyruk çoktan oluşmuştu. 50ye yakın kişi vardı önümde. İnsanlar önceki senelerden çok deneyimli tabi. Termosunda çay getireninden, yanında okumaya kitap getirenine kadar herkes çok hazır.

Bu sene çok şanslıyız .Hafif bir yağmur çişeliyor ama en azından geçen seneki gibi sağanak yok. Hava oldukça soğuk ama olsun. Sıranın başlarında sayılırız. 2  tane gişe olacakmış. Bize 1 bilemedik 2 saate sıra gelir. En azından brunch yapabiliriz.

Biz çok şanslıyız ama bizden şanslılar da var. Lale kart sahipleri ve öğrenciler. Onlar önceden bilet alma hakkına sahiptiler. İnşallah çok bilet almamışlardır. Fısıltılar başladı. Pina’ya bilet kalmamış galiba. Tüh!

Dışarısı çok soğuk, ben ayaklarımı hissetmiyorum artık. Sizin de üstünüz inceymiş yanımda yedek bir atkı getirmiştim, şöyle omuzlarınıza alın isterseniz…

Sıra hiç ilerlemiyor sanki.Çıkanların da ellerinde deste deste biletler. Bize kalmayacak yahu?

Siz hangi filmleri seçtiniz? Ah evet geçen seneki ne hoştu değil mi? Aynı yönetmenin çok eğlenceli bir filmi var tavsiye ederim. Meslek neydi?

Çok soğuk oldu. Siz iyice üşüdünüz. Bir 3-5 dakika ısınıp gelin içerde. Siz gelince de ben giderim. Donacağız yoksa burada?

Ooo demek festivalin olduğu tarihlerde bir haftalığına iş yerinizden izin alıyorsunuz. Çok hoş! Haklısınız muhabbet olunca kuyrukta beklemesi bile eğlenceli. Sonrasında hatıra oluyor. Ama her sene daha da uzun mu sürüyor bu bekleme işi nedir?

3 saat geçti daha yarısına anca geldiler kuyruğun. Ellerim de dondu artık… Aaa nereye gidiyorsun o kadar bekledin bırakma şimdi. Peki sen bilirsin… Çok memnun oldum.

Pardon, biraz daha ilerleyebilir miyiz? En azından biz de içeri girelim, dışarısı çok soğuk.

(telefonda) Biletix’ten al madem ya lanet olsun. Burada da koltuk seçtirmiyorlar yoğunluktan. Sıra çok zor ilerliyor. 4 saattir burdayız. Bilet başına 1,25 mi? Neyse ne yapalım, al gitsin. Neee? Bir de 4lira işlem bedeli mi? Yuh. Beklemeye devam ediyorum ben.

Hanımefendi böyle saçma şey mi olur? Doğru mu anlıyorum? Siz Lale Kart satış yetkilisisiniz. Ve şu anda sırada olanlara diyorsunuz ki: 400lira verip bu kartı alın,sıranın hemen başına geçip biletlerinizi alın. Bu bekleyen insanlara saygısızlık değil mi bu hanımefendi? Kartınızı sonra satın!

Normalde Biletix’ten birden çok bilet alıp sepete atıp, tekbir kere de satın alma yapılıyor. Böylece 4Tllik hizmet bedelini bir kere veriyorsunuz. Ama geçen sene de böyle oldu. Ne hikmetse yoğun zamanlarda , maç biletlerinde de oluyor, sistem sürekli kitlendiğinden teker teker almak zorunda kalıyorsunuz. Yani sürekli 4er lira işlem bedeli vermek zorunda kalıyorsunuz. Ayıptır…

Aynı kişi yarım saattir işlem yaptırıyor! Ben bir bakıp geleceğim.

Of gişede durum vahim. Herkes çok sayıda bilet alıyor, fakat bilet basma makineleri çok yavaş. Ayrıca bazısı 30’dan az biletim var diyor ama 29 bileti çıkınca bir tane daha almak istiyor.İndirimden haberleri yok sanırım. Başta “30bilete %10 indirim” girişi yapılmadığından sistem kitleniyor.Bir de tabi 30’a tamamlamak için koca listeden film seçmeye çalışanlar var. Şaka gibi…

Ben bir çay alıp geleceğim ister misiniz? Şeker?

….

İKSV’nin bu duruma el atması lazım. Şehir tiyatroları gibi kendi satış sistemlerinden yapsalar bu işi. Bu kadar insan soğukta saatlerce beklemezdi!. Hepimiz şikayet e-maili gönderelim vakfa.

Hızlandı sanki biraz?

Siz baya bir çalışmışsınız kitapçıkta. Yıpranmış resmen. Çok meraklısınız belli. Atlas’ta yerler az kalmış diyorlar. Malum orası küçük. Ben pek seçmedim oradan zaten. İşten çıkınca 19 seansına yetişemem diye korktum.

Beyfendi siz sırada değildiniz!

Az kaldı. Başaracağız galiba. Yer olsun başka bir şey istemiyorum!

Aslında hata yapıyoruz. Kimse karşı  çıkmıyor bu sisteme. Her sene aynı şey. Bir sene örgütlenip hiç bilet almasak, bakın seneye nasıl organize ediyorlar bu işleri. Ahh ah!

Merhaba.. Size de allah kolaylık versin. Önce salon adı, sonra seans adını mı söyleyeyim? Tamam başlıyorum. 2Nisan..

Ay allah sizi de kurtarsın arkadaşlar.5 buçuk saat sonra biletlere kavuştum çok şükür. İyi beklemeler.

.

 

Not: Koyun gibiyiz. Bu kadar kabullenişçi olmamızı anlayamıyorum. Tamam sürekli arıza çıkaralım demiyorum ama biraz da hakkımızı arayalım canım. Her sene aynı şey. Lütfen bilet almakta zorlanan herkes İKSV’ye e-mail ile şikayetini belirtsin. Belirtsin ki sanatseverleri bu güzel filmlerle buluşturan organizatörler, bilet satışına da bir çözüm bulsun.

İstanbul Film Festivali başlıyor!

İstanbul Film Festivali başlıyor!

30.İstanbul Film Festivali film listesi açıklandığından beri program önümde, gün gün neleri izleyeceğimiz not ediyor, filmleri araştırıp seçmeye çalışıyorum.

Bu sene festival 2-17 Nisan tarihleri arasında 7 farklı salonda filmlerle izleyicileri buluşturacak. Özel gösterimlerden, uluslararası yarışmalara, belgesellerden galalara müthiş bir programa sahip festival sayesinde, yine 2 hafta boyunca İstanbul ve sinema içiçe olacak.

Biletler 19Marttan itibaren hem gişelerde hem de Biletix kanalı ile internette ve Biletix gişelerinde satılacak. Fakat Biletix’te bilet fiyatlarına yine işlem bedeli eklenerek (sanıyorum 1,75Tl) satılıyor. Dikkatinize!

Her sene olduğu gibi izleyemediğim filmler içimde kalarak, bilet bulabildiğim azınlığa gidebileceğim fakat yine de kesinlikle görmek istediğim filmleri sıralamak isterim.

  • Küçük Beyaz Yalanlar (gala)
  • İçimdeki Katil (gala)
  • Torino Atı
  • Çimler Örtsün Üzerinizi
  • Çöplük
  • Pina
  • Mamma Gogo
  • İnsan Kaynakları Müdürü
  • Yaşamın Ritmi

http://film.iksv.org/tr