Son Zamanlarda Neler İzledim? Dizi ve Film Önerileri – Nisan 2021

Son Zamanlarda Neler İzledim? Dizi ve Film Önerileri – Nisan 2021

Öyle bir noktadayım ki, şu küçük laptop ekranına bakarak 1 saniye daha bir şey izlemek istemiyorum ve sinemaların kapısına kendimi zincirlemeye çok yakınım.

Böyle desem de 1 yılı aşkın süredir 7/24 evde olan biri olarak bir şeyler tüketiyorum yine de. Ama mutlu muyum? Kim mutlu ki…

Yine kısa kısa ve kendimce kategorilere ayırarak yazıyorum. Eğer bir platformdan izliyorsam onu da belirtiyorum ama bazıları da malum yerlerden, ask google please! =)

Not: Devam eden ve izlediğim dizileri değil de yeni başlamış olanları bu yazıda paylaştım. BoJack, Ozark, The Crown gibi dizileri zaten izlemişsinizdir, söylemeye gerek yok. =)

Not2: Dizilerden de ilk sezonunun tamamını bitirdiklerimi paylaşıyorum. Zira başı iyi sonu kötü veya tam tersi olabilir.  (Örneğin Exxen’de “Gibi” var. Müthiş gidiyor şimdilik )

İyi seyirler,

Kaçırmayın!

 

Baya İyi!

Dizi – Ted Lasso – İnternet // 2.ve 3.sezon onayını da alan 2020 yapımı dizinin ilk bölümünü yayınlandığında büyük bir önyargıyla (futbol koçu, eril kaba şakalar, absürtlükler… fuf! diyip) izlemeye başlayıp, hiç sevmemiştim. Neden sonra olumlu yorumları okudukça bir şans daha vereyim dedim ve tabi ki önyargılar yıkılmak içindir, bayıldım! Uzun zamandır en sevdiğim, içselleştirdiğim karakterler arasına girdi Ted, sarılasım var! Merakla yeni sezonları bekliyorum.

Film –  Nuh Tepesi – Netflix // Prömiyerini Trabeca Film Festivali’nde yapan ve Adana Film Festivali’nde en iyi film ve en iyi yönetmek ödüllerini kucaklayan film, derinlikli diyalogları, oldukça başarılı görüntü yönetimi ve hikayesiyle beni de oldukça etkiledi. Her bir diyalogda, tarafların her birine hak vererek izleyicinin kafasını karıştıran, ağır temposuna rağmen merak duygusunu yukarda tutabilen oldukça duygusal bu filmi, sadece başroldeki Ali Atay ve Haluk Bilginer’in etkileyici performansları için bile izlemenizi tavsiye ederim.

Kısa Film – The Electric House – İnternet // 1922 yılı yapımı 23 dakikalık bu kısa filmi izlerken her saniyesinde 100 yıl önce çekilmiş olduğuna hayret ettim. Müthiş eğlenceli, vizyoner ve hayranlık uyandırıcı bu filmi bulup mutlaka izleyin.

 

Çok Kafamı Açmasın ama Boş da Yapmasın!

Film – Nasipse Adayız – Netflix // Ercan Kesal’a büyük hayranım. Özellikle Yozgat Blues’daki performansını sabahlara kadar övsemdoyamam o kadar inanılmaz ki! Nasipse Adayız, senaristliğini, yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği ilk filmi. Belediye başkanlığı aday adayı Doktor Kemal’in seçim kampanyasındaki bir gününe odaklanan filmi uzun planlarıyla, her türlü zorluğa büyük bir sakinlikle yaklaşan o darlanma halini çok iyi hissetiren oyunculukla ve senaryosuyla kalbimi kazandı. Ercan Kesal’ın kredisi o kadar yüksek ki kurguda ve tempoda yaşanan bazı akış problemleri canımı sıkmadıı bile. İzlemenizi tavsiye ederim.

Film – A Friendly Tale – İKSV // Bu filmi “boş yapsa da bari eğlendirsin” kategorisine yazarken düşündüm, aslında o kadar da boş yapmadı ve bana küçük de olsa ilham verdi diyerekten hoop buraya transfer ettim. Kendinden memnun olma, kendi kapasiteni bilme, başkalarının yeteneklerini kıskanma, arkadaşlık gibi kavramları sorgulayan Fransız yapımı filmin o hafif, dostane, eğlenceli yapısıyla hikayeyi başından sonuna büyük bir keyifle izledim.

Film – Never Rarely Sometimes Always – İnternet // Genç yaşta istenmeyen bir hamilelik yaşayan Autumn’un kuzeni ile birlikte kürtaj için Newyork’a gidişini neredeyse bir belgesel gibi anlatan film, az diyaloguna rağmen “hissettirmeyi” çok iyi başarıyor. Oyuncuların minimal yaklaşımı, yaşananların ağırlığı ama bir yandan sıradanlığı içine alıveriyor insanı. Berlin’den Jüri Özel Ödülü ile dönen bu dram, övgüleri hakediyor.

Belgesel Film – Aalto – İKSV // Modern mimarinin en ünlü isimlerinden biri olan Alvar Alto’nun yaşam hikayesinden kesitler sunan ve bazı ünlü tasarımlarında bizi gezdiren belgesel, hem geçmişe ait bazı kamera kayıtlarını hem de bazı özel mektupları da içeren ağır tempolu fakat izlettiren bir film.

Film – The White Tiger – Netflix // Hindistan’daki en zengin ve en fakirlerin kesişimi olan efendi-köle ilişkisine odaklanıp, bir köşeyi dönme hikayesini her bir karakteri (temsil ettiği sınıfı) uzunca anlatan filmi, uzayan süresi ve hikayedeki bazı anlam veremediğim detayları yok sayarak özellikle başroldeki Adarsh Gourav’ı performansı hatrına sevdiğimi söyleyebilirim. En iyi uyarlama senaryo adayı olan filmi sadece yaşanan ekonomik adaletsizliği görmek için bile izleyebilirsiniz.

Film – The Assistant – İnternet // Ozark’ta izleyip hayran olduğum Julia Garner’ın başrolünü oynadığı film, oldukça düşük temposuna rağmen insanı gerim gerim geren bir işyerinde taciz, istismar, mobbing silsilesini belgesele benzer bir formda anlatıyor. Olaylara 3.göz olmaya çalışırken biraz fazla uzaklaşmış bulsam ve artık konuşma zamanıyken bu kadar kapalı ve kaçak olmaya gerek var mı diye düşünsem de, sunduğu kesit itibariyle fena bir bağımsız değil.

Boş Yapsa da Bari Eğlendirsin!

Film –  Seni Buldum Ya – Mubi // Reha Erdem’in pandemi koşullarında “online” olarak çektiği filmi eleştirmenleri ikiye böldü. Ben, bu dolandırıcı hackerlar hikayesini de, oyunculukları da, filmin enerjisini de gayet beğendim. Şarkılar, danslar, başı, sonu filan derken keyifli zaman geçirtti bana. Tavsiye ederim.

Dizi – Jane The Virgin – Netflix //Resmen 100 bölüm pembe dizi izledim! Ve biraz önce şu hesabı, ağzım açık 10 kere kontrol ettim: Her bir bölüm 40dk olsa, 4000 dk yapıyor! 67 saat! Ömrümün uykuyu düş 4-5 günü! Yaklaşık 400 küsür gündür karantinada olduğumuz gerçeğini de ekleyip geçen günlerime yıllarıma bir kadeh doldururken, ben yandım siz de yanın diyerek bahsedeceğim. Evet bilen bilir böyle “soft” şeyleri gözümü dikerek değil yanda görüntü ve arkada ses olarak izlerim, daha doğrusu dinlerim. Bu diziyi de öyle tükettim ve yani o saçma pembe dizi senaryosu, sıcak aile ilişkileri, tatlış romantik aşklar filan ne yalan söyleyeyim bana iyi geldi! İhtiyacınız varsa böyle bir kafa açmaya, bence bir şans verin. Benim gibi blogda yazıp cümle aleme ilan etmenize gerek yok tabi, sır olarak saklayın, keyfinize bakın =)

Film – Thunder Force – Netflix // Oldukça bayat bir süper kahraman filmi fakat sırf Melissa McCarthy’e her filminde aşırı güldüğümden, bunda da çok eğlendim.

Dizi – WandaVision – İnternet // Disney ve Marvel bir araya gelirse ne olur? Spoiler vermemek için detay açıklayamayacağım ama Marvel severseniz zaten kaçırmayın. Süper kahramanlara bayılmıyor ama seviyorsanız da 9 bölümlük mini dizinin ilk bölümlerinde ne izliyorum ben diye şaşırıp kapatmayın, ilerleyen bölümlere mutlaka şans verin. Biraz iç içe değişik alengirli şeyler var. (Ne diyorum acaba?)

 

İzlemesem de  Olurdu ama Pişman da Değilim!

Dizi – High Fidelity – İnternet // Kusurları, yanlışları olan Rob adlı müziksever ve plak dükkanı sahibi bir kadın ve hayatıyla, ilişkileriyle, kusurları ve hatalarıyla nasıl başa çıkamadığını izlediğimiz dizi, bir roman uyarlaması. Ben izlemedim fakat yıllar evvel hikaye film olarak da seyirciyle buluşmuş. 10 bölümlük tek sezon bu diziyi arka arkaya neredeyse es vermeden izledim ama bittikten sonra bende bir iz bıraktı mı? Emin değilim. İzlerken düşündürdü ve merak ettirdi mi? Evet.

Belgesel Film – Operation Varsity Blues: The College Admissions Scandal – Netflix // Bu inanılmaz üniversiteye giriş skandalını basından sıkça takip ettiğimden yer yer kurgusal canlandırmaları da olan belgeseli izlemesem de olurdu ama yani bu parası çok olan insanların her şeye haklarının olduğunu sanmaları yüzsüzlüğünü de detaylıca gördüğüme pişman değilim!

Beyaz Perdede Ok Olabilir, Evde I-Ih!

 

Vakit Kaybı!

Film –  Soul – İnternet // 93. Oscar ödül töreninde en iyi animasyon ödülü kazanan, bir çok eleştirmenin oldukça beğendiği Pixar yapımı film, “benim dünyadaki amacım ne” problemine ruhlar aleminden yanıt arayan bir animasyon. Filmin en iyi yanı olan görsel seyir zevkini bir yana bırakırsak, bu hikayeyi anlatmak için bir uzun metraja gerek olup olmadığını sorguladım izlerken. Zira heyecan uyandıran tempolu veya eğlenceli bir hikayesi yok, şoke eden veya etkileyen bir önermesi de yok. O zaman neden bu filmi uzunnn uzunnn izledik eyyy Pixar?

Fim – Borat Subsequent Moviefilm – İnternet // Hiç uzatmayacağım. Sevenleri çok, saygım sonsuz. Ben mizahını ve göndermelerini anlıyor olmakla birlikte ne sempatik bulabiliyorum, ne adam haklı beyler oluyorum, ne gülebiliyorum. Sorry not sorry.

Film – Stowaway – Netflix // Pandeminin ruh halimi nasıl bozduğunu şuradan anlayabiliriz. Konusu, uzay gemisine kaçak binen =) veya yanlışlıkla gemide kalan =) bir mühendisin iki yıllık uzay görevini oksijen tüketmek suretiyle =) tehlikeye atması. Ciddi ciddi sonuna kadar da izledim. Of!

Film – Sen Hiç Ateşböceği Gördün Mü? – Netflix // Annemle sohbet ederken “Ecem Erkek çok iyi oyuncu, Güldür Güldür’de bayılıyorum kıza, filmi hemen izleyeyim” dedi. Şahsen kendisini daha önce izlememiştim, merak edip bu vesileyle izledim. Uzatmayayım bu filmdeki oyunculuğunu hiç beğenmedim, başka yerde bilemem. Demet Akbağ’lı eski versiyonla karşılaştırma bile yapmıyorum. İzlememiş olanlar bulup oyunun çekimini izlesin hiç bu yeni haline bakmasın bile.

Film – Yes Day – Netflix // Netflix algoritmam bir çöplüğe döndü anlaşıldığı üzere. Beni aile komedisi izleme noktasına getiren pandeminin abv!

 

Televizyonda Ne İzlesek? #5

Televizyonda Ne İzlesek? #5

tvYine bir TV rehberi ile karşınızdayım ve yine memleket televizyonlarıyla başlıyorum. Herkesin konuştuğu üzere televizyon sektörü garip günlerden geçiyor. Sürekli kalkan diziler, saçma bir reyting sistemine kurban giden ve/ya hak etmediği şekilde yüceltilen işler doluştu. Kendi işimi yaptığımdan günün her saati televizyona göz gezdirmişliğim var. Bir türlü çözemediğimiz gündüz kuşağı sorunu anladığım kadarıyla devam ediyor. Herhangi birisine 2 dakikadan fazla dayanamadığım programlar ve diziler mevcut. Prime timea gelinceyse iş pek de farklılaşmıyor. Severek izlediğim Aramızda Kalsın reyting kurbanı olup veda etti. Yalan Dünya ve Ulan İstanbul gibi eğlenceli işler de yine seyirciyle vedalaştılar. Takip ettiğim tek dizi Kardeş Payı olarak kaldı. Severek izlemeye devam ediyorum ve yükselttikleri çıta nedeniyle kendilerini kutluyorum.

kardespayi

Programlara gelirsek, yine Acun etkisi mevcut. O Ses Türkiye ve Survivor ile bütün bir seneyi ve haftanın 3 gününü kapatarak bence bu dizisiz yılların ekmeğini en iyi şekilde yiyiyor. Ölümüne izlemiyor olsam da iki programı takip ederken buluyorum kendimi. Ayrıca zamanında deli bir BBG izleyicisi olduğumdan yine TV8’de yayınlanan Ütopya adlı reality/yarışma programını da zaman zaman takip ediyorum.

Yurtdışındaki işlere gelirsek komedilerde 8.sezonunda The Big Bang Theory, 2.sezonundaki Brooklyn Nine-Nine, 6.sezonundaki Modern Family ve 4.sezonu ile 2 Broke Girls‘ü büyük bir keyifle takip etmeye devam ediyorum. Özellikle Modern Family her bölümünde kendini aşıyor. Sosyal medyada da yazdım 6.sezonun Connection Lost adlı 16.bölümünü diziyi takip eden, etmeyen herkes izlemeli.

Dramlarda ise gençlik dizilerinden 4.sezonundaki Swithced at Birth ve 5.sezonundaki Pretty Little Liars‘ı takip ediyorum. İki diziye de acayip tutkun olmasam da senelerin verdiği alışkanlıkla izliyorum. Yapıcılığını Steven Spielberg, baş rolünü ise Hale Berry’nin üstlendiği Extant adlı dizinin 1.sezonunu da izledim, 2.sezon sanıyorum yaz aylarında başlayacak, bekliyorum. Ayrıca 4.sezonundaki Girls ‘ün her bölümünü bağımsız film tadında izlemeye devam ediyorum. Son yılların en iyi işlerinden biri olarak anılmayı sonuna kadar hak ediyor.

Son olarak ilk sezonuyla büyük ses getiren ve benim de ilgiyle takip ettiğim Masters of Sex‘i 2.sezonun başında bıraktım, biraz fazla konudan sapıp aşk dizisine dönüştürdüler gibi geldi. Sürekli merak edip bir türlü izleyemediğim Breaking Bad’i ise baştan sona hatmettim. Gerçekten inanılmazdı. Her bölümü, her saniyesi unutulmazdı. Ve yine çok konuşulan işlerden True Detective’i 4-5 bölüm izledim ama çok sıkıldım. Matthew McConaughey’in bence çok yapmacık oyunculuğunun bunda etkili olduğunu, topa tutulma ihtimalini göze alarak, söyleyebilirim.

Bu sene başlayan işlerden bazılarını da izlemeye başlamayı planlıyorum. İlki BB’de ortaya çıkan karakter Better Call Saul adlı dizi. Sonrasında ise The Leftlovers ve mini dizi Olicer Kitteridge

Her zamanki gibi tavsiyelerinizi beklerim. İyi seyirler,

Televizyonda Ne İzlesek? #5

Televizyonda Ne İzlesek? #4

tvArtık dizilerin ve şovların sezon anlayışları değişti. Kimse eylül-ekimi sezon başlangıcı olarak takmıyor, muhtelif zamanlarda, muhtelif sürelerde ellerindeki işe göre yayınlıyorlar. Kendi beğenilerimi yazdığım “Televizyonda Ne İzlesek?” yazılarımda, bu sefer bir sezonu değil tüm seneyi yazıyor olacağım dolayısıyla.

Memleketimizin güzide kanallarından başlarsak diziler ve programlar açısından pek zayıf bir sezon geçirdik. Kayıp‘ı takip ediyordum fakat erken final yaptı, Bir Kadın Bir Erkek bitti, Okan Bayülgen çok tekrara düştüğünden gözümden de düştü. Bu ortamda İşler Güçler ekibinin yeni işi Kardeş Payı ilaç gibi geldi, büyük bir beğeni ile takip ediyorum. Hala sezon finali yapmadılar ve seneye ne olacaklarıyla ilgili bir fikrim yok.

Yine Star’da Binnur Kaya’nın efsane oyunculuğuyla severek takip ettiren Aramızda Kalsın ve denk geldiğimde izlediğim Yalan Dünya diğer beğendiklerim. Bunlar dışında yeni başlayan işlerden Uğur Polat’lı, Şebnem Bozoklu’lu ve Sevtap Özaltun’lu Ulan İstanbul’u takip etmeye başladım.

Sene boyunca kalan zamanları Acun Ilıcalı ve yarışmaları doldurdu. Adam bir şekilde ilgi çekmeyi başarıyor, en izlemiyorum diyen bile izliyor. Ayrıca Kanal D’deki Takip adlı yarışmayı da gördükçe izlemeye çalışıyorum.

Yabancı dizilerde ise  yine oldukça fazla işi takip ettim. How I Met Your Mother ile yıllar sonunda finali görebildik. Severek takip ettiğim komedilerden 7.sezonu ile Big Bang Theory, 3.sezonu ile Two Broke Girls ve  6.sezonu ile Modern Family’i izlemeye devam ettim. Komedi dizilerime bir tane de polisiye komedisi ekledim. Brooklyn Nine-Nine adlı dizinin 1. sezonu 22 bölüm ile bitti ve yeni sezonu Eylül 2014’de başlayacak. İzlediğim dram-gençlik dizilerinden Switched at Birth 4.sezonu ve Pretty Little Liars ise 5.sezonu ile Haziran’da tekrar başladılar. Takip ediyorum.

FargoAyrıca bolca tavsiye edeceğim iki yeni dizi izlemeye başladım. Masters of Sex, 1957-1990 yılları arasında seks üzerine bilimsel araştırmalar yapan Dr.William Masters ile Virginia Johnson’ın başından geçen olayları anlatıyor. Thomas Maier’ın eserinden uyarlanan dizi 12 bölümlük ilk sezonu ile oldukça ses getirdi. 13 Temmuz’da yayınlanmaya başlayacak ikinci sezonunu merakla bekliyorum. Fargo ise Coen Kardeşler’in aynı adlı filminden esinlenen kara mizah-suç konulu bir mini dizi. Nisan’da başlayan dizi 10.bölümü ile sezon finalini yaptı. Gelecek sezon ise farklı hikayeler ve farklı karakterlerle yine izleyebileceğiz.

Birçok kez başlamaya niyetlensem de biteli uzun zaman olan Breaking Bad‘i hala izleyemedim. Bir de bolca övgü alan True Detective‘i izlemek istiyorum.

Sizin de tavsiyeleriniz olursa dikkate alırım. Gerçi baya yoğun bir dizi programım var hali hazırda ama yine de iyi işlere her zaman ayıracak vakit bulurum.

İyi seyirler,

Televizyonda Ne İzlesek? #5

Televizyonda Ne İzlesek? #2

tvTelevizyonda Ne İzlesek?-1 yazım çok okununca ve konuyla ilgili mailler alınca, ikinci sezon başı bir yazı daha yazayım dedim.

Türk televizyonlarıyla başlayayım:

Bu sene yeni başlayan işlerden pek takip ettiğim bir şey olmadı açıkçası. İntikam dizisinin ilk bölümünü izledim, peşinden de yabancı/orjinal olanın ilk bölümünü izledim. Replikler, mekanlar ve çekim açıları dahil aynı iş olduğunu görünce, bizde bir bölümü 90 dk izleyeceğime, orjinalini 40 dk izlerim daha sonra dedim, geçtim.

İşler Güçler‘i ve Behzat Ç.‘yi kaçırmadan izlemeye devam ediyorum.  İki işinde mizahını, dramını, gerçekliğini, duruşunu çok çok beğeniyorum.  İşler Güçler her bölüm bir şeyler katarak devam ediyor. O nedenle çok çalışkan buluyorum ve çok saygıyla takip ediyorum. Bir de bu dizi ve öncesinde Üsküdar’a Giderken, Çalgı Çengi gibi işlerin senarist ve yönetmenliğini yapan Selçuk Aydemir’in henüz 30 yaşında! olduğunu öğrendiğimden beri daha da dikkatli izliyorum.  Behzat Amirim ise her zamanki gibi şaşırtıyor, ağlatıyor, güldürüyor, tek bir odada bir bölüm çekiliyor… Son sezonunda neler olup biteceğini oldukça merak ediyorum.

Ayrıca senaryosu hala enerjisini kaybetmediğinden (Kıvançla alakası yok!) zaman zaman Kuzey Güney‘i ve gülmek istiyorsam da zaman zaman Yalan Dünya ve Bir Erkek Bir Kadın‘ı izliyorum.

how i met your motherYabancı dizileri daha önce de belirttiğim gibi daha rahat ve sık takip ediyorum. Zira bölümler kısa ve hikayeler uzayıp sıkmıyor.  Sekizinci sezonunda olan How I Met Your Mother  2005 yılından beri hiçbir bölümünü kaçırmadan izlediğim bir dizi. Bu sene bitecek olan HIMYM, hikayesine hız kesmeden, 20-25 dakikalık bölümlerle devam ediyor ve heyecanla sonunu bekliyorum.

Emmy ve Altın Küre ödüllü dizi Modern Family 4.sezonunda ve bayılarak izlemeye devam ediyorum.  Dizi sayesinde müthiş oyuncular Sofia Vergara ve Eric Stonestreet’in büyük hayranı oldum.  Aynı şekilde 2007 yılından beri her bölümünü izlediğim The Big Bang Theory dizisi de Jim Parsons’ın büyük bir hayranı olmama neden oldu. Dizi şu anda 6.sezonunda ve hala çok komik.

Henüz geçen sene başlayan ama büyük keyifle izlediğim Girls, diğer dizilerden farklı bir havaya sahip.  Başrol oyuncusu Lena Dunham tarafından yazılan dizi, 26 yaşındaki Dunham’ın gerçek yaşam tecrübelerinden yola çıkarak hazırlanıyor. Bu nedenledir ki hem oyuncunun performansı çok iyi, hem dizide tüm olan biten çok gerçekçi ve dikkat çekici. Bu sene En İyi Dizi ve En İyi Kadın Dizi Oyuncusu (Lena Dunham) dallarında Altın Küre Ödülleri alan dizi, 2.sezonuna Ocak 2013’te başladı.

Özellikle komedi dizileri izlemeye dikkat ettiğimden;  farklı yaşamlara sahip iki kadının bir  araya gelip bir yandan garsonluk yapıp  diğer yandan cupcake işi kurma çabalarını esprili bir dille anlatan ve 2.sezonunda olan 2 Broke Girls, Amerikalı komedyen Matthew Perry”nin bir radyo spikeri olan Ryan King’i canladırdığı ve King’in eşini kaybetmesinden sonra terapi grubuna katılmasını ve bu gruptaki sorunlu insanlarla yaşadıklarını anlatan ve ilk sezonunda olan Go On, beraber yaşamaya başlayan birbirinden tamamen farklı iki kadının komik hikayelerini ve James Van Der Beek (Dawsons Creek’in Dawson’ı)’in kendisinin karikatüre edilmiş bir versiyonunu oynadığı ve 2.sezoununda olan Don’t Trust The B—- in Apartment 23‘ü takip ediyorum. Bir de yıllar sonra doğumda karıştıkları anlaşılan iki kız ve aileleri etrafında olanları anlatan, bu sene ikinci sezonu başlayan dizi Switched At Birth‘ü izliyorum.

Bu kadarını bile takip etmek vakit alıyor ama Homeland ve House of Lies dizilerini de merak etmiyor değilim. Fırsat bulduğum bir ara bakmayı düşünüyorum.

İyi seyirler,

 

 

Televizyonda Ne İzlesek? #5

Televizyonda Ne İzlesek? #1

tvSıkça karşılaştığım sorulardan biri: Televizyon’da ne izliyorsun?

İzlediğim bir çok program ve dizi var. Hepsini ayrı ayrı ele almak biraz zor geldi. Ben de o yüzden tek bir yazıda tavsiyelerimi toparlayıp bitireyim istedim. Yeni dizilere başlarsam ayrı bir yazıyla yine duyururum.

Türk televizyonlarında birebir takip ettiğim, hiç kaçırmadığım çok az dizi var. Genelde arkada ses olsun diye televizyon açanlardan olduğumdan, her program hakkında fikrim oluyor. Ama büyük takipçisi olduğum ve önümüzdeki sezonda devam edecek işler de var:

Öncelikle, Okan Bayülgen – Kraliyet Ailesi programları vazgeçilmezlerim. Gece Kuşu’ndan beri izlediğim Okan Bayülgen’in bir iki senedir devam ettirdiği tematik programlarını, eğlence programlarından daha çok sever oldum. Hatta bu yaz, boş kaldıkça merak ettiğim konulardaki programların tekrarlarını izliyorum. Seçilen konu üzerine çağırılan akademisyen ve profesyonellerden oluşan konukları Okan Bayülgen’in muzip yönetiminde izlemek hem sıkıcı olmuyor, hem de öğretici oluyor.

Dizilerden ise iki sezondur favorim Behzat Ç.. Hemen her bölümünü  kaçırmadan izlemeye gayret ediyorum. Ve muhalif duruşunu, samimiyetini, dram ve komedi ayarını çok beğeniyorum.

Yalan Dünya, geç keşfetmiş olsam da Leyla ile Mecnun (aynı ayarda Üsküdar’a Giderken diye bir dizi vardı ama erkenden bitirdiler. ) ve Bir Erkek-Bir Kadın ise denk geldiğimde izlemekten keyif aldığım diğer diziler.

Bu sezon hiç izlemediğim fakat izlemek istediğim diziler de var. Birincisi Suskunlar. Diğeri ise İşler Güçler. Etraftan çok övgü dolu söz duydum bu iki diziyle ilgili, deneyeceğim.

Konu yabancı dizilere geldiğinde ise iş biraz daha karışık. Tüm bölümlerini izlediğim ve takipçisi olduğum yabancı dizilerin sayısı bir hayli fazla. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise sürelerinin kısa olması. Haliyle hızla izlenebiliyorlar. Çoğu reklamsız 20-30 dk’da bitiyor. (Yerli Dizi Yersiz Uzun!)

En sevdiğim dizilerin başında 3 farklı (ama akraba olan) ailenin hikayesini anlatan, Emmy ve Altın Küre ödüllü Modern Family geliyor. Onu, bilime meraklı dört ev arkadaşının maceralarını anlatan Emmy ödüllü The Big Bang Theory ve yakın arkadaşların ilişkilerini komik bir biçimde ele alan How I Met Your Mother izliyor.

Bunlar dışında, biri zengin diğeri kenar mahallede yaşayan iki kadının beraber yaşamaya ve iş kurmaya başlama hikayesi  2 Broke Girls, benzer şekilde iki farklı karakterin ev arkadaşlığını konu alan Apartment 23, Manhattan sosyetesinin skandallarla dolu hayatını anlatan Gossip Girl,  bir lise öğrencisinin moda dünyasında yer edinmeye çalışmasını anlatan Jane By Design ve doğumda karışan iki kızın hayatlarını anlatan Switched at Birth takip ettiğim diziler.

Dizilerin çoğu komedi. Genelde işten eve geldiğimde yemek yerken veya uyumadan önce rahatlamak için dizi izliyorum. Bu nedenle komedi dizilerini daha çok tercih ediyorum.

Ayrıca ara ara Family Guy, Hot in Cleveland, The Simpsons ve Southpark‘ın eski bölümlerinden izliyorum. Bazen  biriktirip 3-4 bölümü arka arkaya izliyorum. Bazen hafta hafta takip ediyorum. Bu aralar tüm diziler sezon arasında olduğundan yeni dizi arayışına da girmiş durumdayım.

Girls ve Pretty Little Liars‘ı deneyeceğim. Beğenirsem onları da ikinci yazıda yazarım.

İyi seyirler,

 

Not: Yukarda bahsi geçen dizilerin yeni sezon başlangıç tarihleri:

  • Kraliyet ailesi ve Okan Bayülgen, bu dönem h.içi her akşam saat 20.00 de yarışma programlarıyla TV8 ekranlarında olacakmış…
  • Behzat Ç., 21 Eylül’de Star TV’de 3.dönemine başlayacak.
  • Leyla ile Mecnun TRT’de başladı.
  • 1 Erkek -1 Kadın‘ın 5.sezonu ise 22 Eylül Cumartesi günü Star TV’de başlayacak.
  • İşler Güçler ara vermeden sezona devam ediyor.
  • Modern Family, 26 Eylül Çarşamba(4.sezon prömiyeri), ABC
  • The Big Bang Theory, 27 Eylül Perşembe (6.sezon prömiyeri), CBS
  • How I Met Your Mother, 24 Eylül Pazartesi(8.sezon prömiyeri), CBS
  • 2 Broke Girls, 24 Eylül Pazartesi(2.sezon prömiyeri, yeni zaman dilimi), CBS
  • Apartment 23, 23 Ekim Salı(2.sezon prömiyeri), ABC
  • Gossip Girl, 08 Ekim Pazartesi (6.sezon prömiyeri), The CW
  • Family Guy, 30 Eylül Pazar, Fox
  • Hot in Cleveland, 28 Kasım Çarşamba,(4.sezon prömiyeri) / TV Land
  • The Simpsons, 30 Eylül Pazar,Fox