Contemporary İstanbul’da Beğendiklerim

Contemporary İstanbul’da Beğendiklerim

Güzel bir İstanbul gününde sanat fuarına gitmek için yola çıktık. Fakat önce, hazır yolum da düşmüşken Gezi Parkı‘na uğramak istedim. Park; oynayan çocuklar, banklarda oturan amcalar ve kitap okuyan gençlerle doluydu. Olması gerektiği gibi… Parktan sonra yürüyerek İKM (ICC-İstanbul Kongre Merkezi)’ye Cumhuriyet Caddesi tarafından girdik. Girişten sonra B5 katına indik.

Tüm dünyadan bir çok farklı galerinin işlerinin yer aldığı sergide beğendiğim tüm eserleri ve galerileri tek tek not aldım. Aşağıda bulabildiklerimi görselleriyle paylaşacağım. Fakat bir iki not daha aktarayım.Öncelikle fuar girişinde 20 TLye fuar kitapçığı satılıyor fakat almayın, zira galerilerin bazılarında ücretsiz olarak bulabilirsiniz.Bir de PDF hali burada. Ayrıca İKM tarafından fuara girdiyseniz aynı yerden değil Lütfü Kırdar(ICEC) tarafından çıkın. Çünkü fuarın devamı oradaki iki katta devam ediyor.

Fuarın tamamını, hızlı sayılabilecek bir tempoda, yaklaşık 4 saatte gezdik. Bir bütün günü ayırmanızı tavsiye ederim, zira gerçekten gezilecek çok yer var. Bir de bazı galerilerin standlarının önünden iki kere geçtik, bir baktık ki bazı eserler değişmiş. Satılanların yerini yenileri alabilyor bilginiz olsun.

Son bir not olarak da, fuara mutlaka ve mutlaka çocuklarınızı götürün. Minikler için sanat atölyeleri kurulmuş. Hem orada çalışmalar yapıyorlar, hem de onlara özel rehberlerle fuarı gezebiliyorlar.

Notlardan sonra gelelim benim galeriler ve eserlerle ilgili notlarıma. Biz fuara dediğim gibi İKMden girdik. Oradaki galeriler ve beğendiğim eserlerle başlıyorum:

Sergiye girişte video artların sergilendiği bir bölüm vardı. Benim pek ilgimi çeken bir dal olmadığında orayı hızlıca geçip Gallery Senda (Barselona, İspanya) ile başladık. Medya ve teknoloji kullanarak alternatif eserler üreten Amerikalı Sanatçı James Cların NASDAQ (Amerikada özel bir borsa) verilerine göre hazırladığı, Ekim 2007den Şubat 2011e kadar bu çember üst noktadan başlayıp saat yönünde devam ediyor.  2008 krizinde bir kırılma yaşayan ekonomik veriler 2011de başladığı düzeye erişiyor. Floresanlar üzerine filtrelerle yaptığı 220cm çapındaki bu çalışma gerçekten dikkat çekiciydi. Aynı galeride yer alan ışığın üstüste binmesiyle Sheep-Wolf yazan yine floresan çalışma da bir hayli güzeldi.

jamesclar

James Clar – NASDAQ Recursive Loop

Yavuz Fine Art (Singapur)’da bulunan Uttaporn Nimmalaikaew‘e ait Empty adlı çalışmasında 3-4 katman düz tel, arasında kıvrılmış teller ile katmanlı bir iş yapmıştı. Üç boyutlu gibi görünen bu 120 x 150 cm boyutlarındaki eseri pek beğendim.

Uttaporn

Uttaporn Nimmalaikaew – Empty

Yer alan hemen hemen tüm eserleri çok beğendiğim, dünya çapında çeşitli şubeleri de olan  Opera Gallery ( Cenevre, İsviçre)’de en beğendiğim eserlerden biri Amerikalı Sanatçı Robert Longo ‘nun karakalem çalışması köpekbalığıydı. 228.6 x 152.4 cm ebatlarındaki büyük eserde balığın o kaygan derisi gerçek gibi resmedilmişti.

Hayran olup “neyse parası verip alalım!” dediğimiz bir diğer çalışma ise, rengarenk çalışmalarıyla bilinen İzlandalı Sanatçı Katrin Fridriks’in Piece of Cake -Silver adlı 150 cm çapındaki eseriydi.  Renk kullanımı ile hayal gücünün ve  yaratıcılığın sınırını zorlayan bu kompozisyona hayran kaldık.

Aynı galeride Umberto Ciceri‘nin milimetrik olarak plakaları sıralayarak oluşturduğu 3 boyutlu gibi görünen çalışması, Alman Sanatçı Anselm Reyle‘nin renkli camlar ve parlak yüzeylerle oluşturduğu boyutlu çalışması ve İskoç Sanatçı David Mach‘ın dikenli teller ile yaptığı birebir boyutlardaki enfes kaplan heykeli gerçekten çok güzeldi.

robert longo - shark

Robert Longo – Untitled

Katrin Fridriks - Piece of Cake -Silver

Katrin Fridriks – Piece of Cake -Silver

Anselm Reyle - Untitled

Anselm Reyle – Untitled

David Mach - Tiger

David Mach – Tiger

Fuarın devamında Michael Schultz Gallery(Berlin, Almanya)’de Koreli Sanatçı Bong-Chae Son‘un Migrants serisinden bir çalışma dikkatimi çekti. İki katman olarak çalışılan ağaçlardaki derinlik hissi çok hoştu.

bong chae son

Galeri New (İstanbul, Türkiye)’de minimal çalışmaları ile  Sanatçı Nermin Er vardı. Katman katman kağıtları keserek yaptığı eserlerinin hemen hepsini çok beğendik.

Nermin Er - Untitled

Nermin Er – Untitled

Fuarın benim için en ilgi çekici çalışmalarından bir kısmı İsland 6 (Şanghay) adlı galerideydi. Normal bir tablo boyutlarındaki bu çalışmalarda dijital teknoloji kullanılmıştı. LED kullanılan tabloda çaydanlığa konan kuşlar beni büyüledi cidden. Daha bir çok dijital çalışma vardı. Buradan aşağıda fotoğrafı olan çalışmayı, şuradan ise galerinin diğer çalışmalarını izleyebilirsiniz.

İsland 6

İsland 6

Art on 56th (Beyrut, Lübnan) adlı galeride yer alan Sanatçı Bassam Geitani‘ye ait Merry-Go-Around adlı çalışmada; ortada bir paslanmaz çelik koni, etrafında ise çeşitli malzemelerden yapılmış bir kompozisyon vardı. 15.000 Euroya alıcısını bekleyen 102×97 cmlik çalışma dikkat çekiciydi.

Bassam Geitani - Merry-Go-Around

Bassam Geitani – Merry-Go-Around

Kare Art Galeri (İstanbul, Türkiye)’de yer alan Sanatçı Rüstem Kasapoğlu‘nun 90×120 cm boyutlarında yağlı boya olarak çalıştığı hiperrealist tablosu inanılmazdı. Dibine girip bakana kadar fotoğraf sandım!

Rüstem Kasapoğlu - Stolen Childhood İstanbul

Rüstem Kasapoğlu – Stolen Childhood İstanbul

16th Line (Rusya) adlı galeride bulunan Sanatçı Sonya Suhariyan‘ın rengarenk kompozisyonlarını çok sevdim.

Sonya Suhariyan

Sonya Suhariyan

Marina Gisich Gallery (St.Petersbug, Rusya) ‘de çok değişik çalışmalar vardı. Rus Sanatçı Alexeeva Marina‘ya ait lightbox içindeki bu video sanatlarda minik birer mekan maketi üzerine, animasyon çalışmalar yansıtılıyordu. Görmeden anlamak biraz zor. Aşağıda bir video buldum. Minik bir kutunun içine bakınca gördükleriniz bu:

 httpv://www.youtube.com/watch?v=YrDuH1cmFqA

Andipa Gallery (Londra, İngiltere)’de yayınlanan bu çalışmayı sevdim. Zira Sanatçı Damien Hirst tarafından yapılan 67x100cm  boyutlarındaki bu sevimli kuru kafanın dişlerine pırlanta tozu serpilmiş, parıldıyordu.

Damien Hirst - The Skull Beneath the Skin

Damien Hirst – The Skull Beneath the Skin

Galeria Filomena Soares (Lizbon, Portekiz)’de Alman Sanatçı Peter Zimmermann‘ın Telly adlı kompozisyonunda parlak malzemeyi görünce ne olduğunu merak ettim. Meğer tual üzerine epoksi kullanmış!

Peter Zimmelmann - Telly

Peter Zimmelmann – Telly

Heis Gallery (Fukuoka,Japonya)’de Sanatçı Emi Uchida‘nın kompozisyonları vardı. Mondrian renkleri, Kandinsky çizgileri…. Ba-yıl-dım çalışmalarına!

Emi Uchida

Emi Uchida

İKM’de beğendiğim eserler bunlardı. Bu kattaki gezintiden sonra Lütfi Kırdar’a doğru giderken bir ara kattan geçiliyor. Kafeterya gibi düzenledikleri bu alanın bir bölümünde de İKSV’nin, Patika Sanatevi’nin ve bazı diğer mağazaların satış standları vardı.

Buradan geçip bir üst kata çıktığımızda Burhan Doğançay için hazırlanmış, müzesinden parçaların ve hediyeliklerin olduğu özel bir bölüm vardı. Ustanın eserlerine tekrar hayran oldum görünce.

Bu bölümden sonra ise Lütfi Kırdar’daki iki katı gezdik. Son olarak oralarda beğendiğim çalışmaları da ekleyeyim.

Marlborough Gallery (Newyork, Amerika)’de sergilenen İspanyol Sanatçı Juan Genoves‘in minik adamları gerçekten çok başarılı bir teknikle yaratılmıştı. Çok beğendik.

Juan Genoves - Orchestra

Juan Genoves – Orchestra

Juan Genoves - Orchestra

Juan Genoves – Orchestra

Olcay Art (İstanbul, Türkiye) Galeri’de sergilenen, Bedri Rahmi Eyüboğlu‘nun öğrencilerinden ünlü Ressam Devrim Erbil‘in İstanbul tablolarından 150×100 cm boyutlarındaki Turuncu Yakamoz  adlı olanını çok sevdik.

Devrim Erbil - Turuncu Yakamoz

Devrim Erbil – Turuncu Yakamoz

C24 Gallery (Newyork – Amerika)’de çok sevdiğim Türk Sanatçılardan İrfan Önürmen‘in eserleri vardı. Daha önce kendisinden bu yazımda bahsetmiştim. Yine katman katman tüllerle yaptığı çalışmaları çok orijinal ve güzeldi.

İrfan Önürmen - Focus 3

İrfan Önürmen – Focus 3

Sanatla, özellikle videoart, resim ve heykelle ilgili olanların, koleksiyonerlerin ve çocukların fuara gitmesini tavsiye ederim.

İyi gezmeler,

Kasım 2013 / Bu Ay Neler Var?

Kasım 2013 / Bu Ay Neler Var?

Bültenin orjinali için tıklayın!

Kasım’13 / Kültür ve Sanat

Filmler, filmler… Daha çok filmler…

Bu aralar, üstüste çok kötü oyun izledim ondan mıdır bilmem, tiyatrodan çok sinema ilgimi çeker oldu. Hala tiyatro sezonunu doğru düzgün açamadım, o yüzden tavsiyelerim geçen sezon izlediğim ve bu sezon da devam eden oyunlardan. Sinema tam gaz devam. Ayrıca fuarlar ve konserler de cezbedici…

Sizler için tavsiyelerimi toparladım. Buyurun okuyun, programınızı yapın. Kış bastırmadan ne kadar çok gezersek kardır.

Sanat dolu, güzel bir ay olması dileğiyle…

Sinema

  • 25 Ekim /  Başka Söze Gerek Yok

?Yine Filmekimi’nde gösterilen fakat yer bulamadığım bir film… Nicole Holofcener’ın yazıp yönettiği, Oscar adaylığı bulunan ünlü aktrisler Catherine Keener ve Toni Collette ve The Sopranos’un efsane oyuncusu James Gandolfini’nin başrolünde bulunduğu film kaçmaz…

Frances Ha

  • 1 Kasım /  Frances Ha

?Son dönemin yetenekli yönetmenlerinden Noah Baumbach’ın son filmi Frances Ha, parlak bir kariyere sahip olmayan bir dansçının hikayesini seyirciyle buluşturuyor.

  • 8 Kasım /  Mavi En Sıcak Renktir

Altın Palmiyeyi kucaklayan Abdellatif Kechiche filmi bir lezbiyen aşka tanıklık ederken, uzun sevişme sahnesiyle bütün festivallerini birbirine kattı. Julie Maroh’un çizgi romanından uyarlanan 180 dakikalık filmi FilmEkimi’nde tükenen biletler yüzünden izleyemenler; salonlara…

  • 22 Kasım /  Erkek Tarafı

Oynadığı 5 yıl boyunca izleyicileri kahkahaya boğan tiyatro oyunu Testosteron, film olarak vizyonda. Oyun ile ilgili yazım burada.

Başka Sinema
Düşünenlerin, hayata geçirenlerin, destek olanların ellerine sağlık! Artık bağımsız filmleri festivallerde izleyemedik, bilet bulamadık diye üzülmeyeceğiz, çünkü artık her ay, her gün festival tadında! Zira gösterim şansı bulamamış ve ya az salonda gösterilen filmler Başka Sinema sayesinde daha çok izleyiciyle buluşabilecek.

Başka Sinema’da bu ay; The Hunt, Altın Lale ödüllü Onur Ünlü filmi Sen Aydınlatırsın Geceyi, yukarıda bahsi geçen Frances Ha ve Mavi En Sıcak Renktir,  ilk filmi Köprüdekiler ile uluslararası üne kavuşan yönetmen Aslı Özge’nin son filmiHayatboyu, bir vampir hikayesi Byzantium ve izleme şansına eriştiğim Mahmut Fazıl Coşkun’un bol ödüllü filmi Yozgat Blues (yorumum için tıklayın.) seyircileriyle buluşacak.

Program detayları için Başka Sinema Facebook sayfasına bakabilirsiniz.

Sergi, Eğitim

  • 2-10 Kasım / ARTIST – 23.İstanbul Sanat Fuarı
Yaklaşık 1.000 sanatçının işlerinin sergilendiği 150 galeri ve 25 bağımsız grup ile birlikte 150?ye yakın genç sanatçıya ev sahipliği yapan fuar, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 12.500 metrekarelik bir alanda meraklılarını bekleyecek.

Fuarla eşzamanlı olarak 32.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı da aynı mekanda okurlarla buluşacak.

  • 7-10 Kasım / Contemporary İstanbul Fuarı

650 sanatçı ve 3.000 eser; 22 ülkeden 95 sanat galerisi ile İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi sanat dolu günler yaşayacak. 70.000den fazla ziyaretçi bekleyen fuarı kaçırmayın.

Müzik

  • MimarcaSanat Playlistleri

Sevdiğim müzikleri Youtube’da listeledim. Dinlemek için tıklayın.

  • 1-26 Kasım / Blues Festival

?Türkiye’nin ilk ve tek blues festivali 24.yılında, 17 farklı şehirde olacak. Program için tıklayın.

  • 2 Kasım – 24 Aralık / Enka Kültür Sanat Buluşmaları

?Bu yıl 25.si düzenlenen etkinlik kapsamında Kerem Görsev, Fazıl Say, Boğaziçi Caz Korosu ve Birsen Tezer başta olmak üzere ünlü müzisyenler konser verecek. Detaylar bu adreste.

  • 29 Kasım / Andre Rieu Konseri

Klasik müziğin Madonnası, Hollandalı kemancı, besteci ve orkestra şefi sanatçı Sinan Erdem Spor Salonunda müthiş bir konsere imza atacak. Bilet fiyatları 190 ile 800 TL arasında değişen konseri meraklılarına duyurmuş olayım.

Tiyatro

  • Sarı Ay / Dot Tiyatro

Geçen sezonun ses getiren oyunlarından Sarı Ay, son 6 oyun ile seyirci karşısına çıkacak. Fiziksel tiyatronun en başarılı örneklerinden olan ve mekansız bir sahnede izleyicileri bir dolu mekanda yolculuğa çıkartan hikayenin yazarı David Greig ve yönetmeni Pınar Töre. Kaçırmayın!
(Oyun ile ilgili yorumum için tıklayın.)

  • Babamın Cesetleri / Tiyatro Krek

Berkun Oya’nın yazıp yönettiği bir aile dramı Babamın Cesetleri, son dönemde izlediğim en iyi oyunlardan biriydi. Oyunla ilgili detaylı yazımburada, kaçırmayın!