Televizyonda Ne İzlesek? #6

Televizyonda Ne İzlesek? #6

tvYeni TV rehberimden selam ve sevgilerimle… Yine bu yazımda yerli ve yabancı takip ettiğim, severek izlediğim dizileri ve tv şovlarını paylaşıyor olacağım.

Türkiye’yle başlayayım. Ülkemiz her geçen gün “izleyecek hiçbişii yokk yeaa” durumunu ilerletiyor. Artık ilaç niyetine olsun izlenecek bir şey kalmadı. Televizyon kanallarına günün her saati göz gezdiriyorum. İzlemese bile ses olsun diye televizyon açanlardanım zira. Gündüz kuşağında gerçekten izlenebilecek doğru düzgün hiçbir şey yok. Sırf eğlencesine Kısmetse Olur‘a baktım geçen kış. Get back over here Cansel!  Acun’un tek tabanca olduğu Survivor, O Ses Türkiye, Rising Star gibi yapımları ise bu sene sadece annemle birlikte oturduğum akşamlarda denk gelince izledim. TV sektörünün bu süründüğü yılların tek kazananı TV8 oldu sanırım. Onun dışında Digiturk’te olan (başka nerede var bilmiyorum) Home & Entertaintment ve TLC kanallarındaki programları izledim ara ara. Dizilerde ise takip ettiğin 2-3 tane oldu;

  • Poyraz Karayel: Dizinin ilk sezonunu izlememiştim. Bu sene ikinci sezonu izleyerek başlamış oldum haliyle. Öncelikle oyuncuların her biri gerçekten çok iyiler, o yüzden izlettiriyor. İkincisi bana çok dağınık gelmiş olsa da en azından 8 saat bakışmıyorlar ve bir atraksiyon var. Üçüncüsü de sağlam dokunduruyorlar. Bu üç nedenden diziyi keyifle takip ettim bu sezon.
  • Aşk Yeniden: Fox’da yayınlanan diziyi de ikinci sezonunda izlemeye başladım. Buğra Gülsoy ve Lale Başar başta olmak üzere ekibin absürt oyunculuğunu çok sevdim. Keyifli ve sıcak bir diziydi, denk geldikçe takip ettim. Fakat maşallah dediğim 3 gün yaşadığından bu sezon final yaptılar.
  • Hayat Şarkısı: İlk bölümlerini yoğun reklamları yüzünden izlemeye başlamış olsam da Ahmet Mümtaz Taylan ve Olgun Toker’in inanılmaz performansları yanında geçmişe gidip gelen derinlikli o senaryo hatırına keyifle izlemeye başladım. Fakat ellerindeki bütün malzemeyi ilk bölümlerde tüketen senaryo ekibinden yeni sezon için pek umutlu değilim açıkçası…  Bakalım neler olacak?

Bu diziler dışında eğlenceli, düşündüren, genç, yenilikçi kafalarda bir iş izleyemedik maalesef. Zaten Leyla ile Mecnun ekibi ile İşler Güçler ekibi dışında o kafalarda kimse kalamadı. Oysa ki nüfusu genç ülkenin böyle işlere ve artık internet televizyonculuğuna çok ihtiyacı var. Umarım yeni sezonda bunu başarabilenler olur.

Gelelim Dünya televizyonlarına ve tabi ki Netflix’e. Daha önce de paylaşmıştım ama Episoder adında bir app/uygulama var. Takip ettiğiniz dizileri işaretleyerek bir liste oluşturuyorsunuz ve hangi bölümü izledim, yeni bölüm ne zaman gibi sorularınızın cevaplarını kolaylıkla öğreniyorsunuz. Bir hayli fazla (kimine göre az) dizi takip ediyorum, o yüzden Episoder yardımıyla anlatacağım.(alfabetik olarak)

  • Unbreakable Kimmy Schmidt: Son olarak Emmy adaylıklarının açıklanmasıyla da bu senenin en trend dizilerinden biri oldu. İki sezonunu da çok kısa zamanda izleyip bitirdim. 90lardan fırlamış Kimmy ve tabi ki müthiş Titus. Kahkalardan ölmediğiniz ama sempatik bir gülümseme yaratan tatlış bir dizi. Üçüncü sezon onayını alan diziyi, Ocak 2017’de izlemeye devam edeceğiz.
  • UnREAL: Bizdeki Kısmetse Olur? Benimle Evlenir Misin? yok efendim Gelinim Olur Musun?… Amerika’da ise The Barchelor tarzı evlendirme programlarının arka planında olanları göz önüne seren dizinin ilk sezonunu çok beğenmiştim. İkinci sezonu ise nefesimi tutarak izledim. Shiri Appleby bir boş bakışıyla bile bin şey anlatan inanılmaz bir oyuncu ve ikinci sezonu acayip bir seviyeye taşıdı. Üçüncü sezon onayı alan diziyi büyük bir merakla bekliyorum.
  • The Leftlovers: Dünya nüfusunun yüzde ikisinin aniden kaybolduğu bir günden sonra yaşanan olayları anlatan HBO’nun ağır draması her bölümüyle merakı ve gizemi arttırdı. İki sezonu devirdiğimiz dizide hala anlamadığımız bir sürü şey var ve sonu Lost’a bağlanacak diye aşırı korkuyorum.Üçüncü sezonu 2017’de izleyeceğimiz dizide yine aşırı karanlık, gizemli, tedirgin edici olaylar bizi bekliyor olacak.
  • The Big Bang Theory: 9.sezonu devirdiğimiz dizi 19 Eylül’de 10.sezonuyla karşımızda olacak ve 12.sezona kadar onayını aldı. Hala sıkılmadan, severek ve gülerek izlediğim karakterleriyle sabah kahvaltılarıma eşlik eden diziyi, büyük bir zevkle takibe devam edeceğim.
  • Switched at Birth: 4 sezondur izlediğim gençlik dizisi, doğumunda karışmış iki kızın gerçek ailelerini bulmasından sonraki süreci konu alıyor. Aslında ana konuyu aşıp ve bir hayli uzaklaşıp artık karakterlerin detayına girmiş olsa da takip etmeyi sevdiğim bir dizi. Özellikle sağır insanları konusunun başına oturtmasını çok değerli buluyorum ve resmen sayelerinde ingilizce olarak işaret dilinde teşekkür etmeyi, tamam demeyi filan öğrendim. Böyle örnek projeleri ülkemiz televizyonlarında da görmek umuduyla…
  • Roadies: Bu sene başlayan dizilerden olan Roadies, bir rock grubunun turne ekibinde yaşananları anlatıyor. İlk 4 bölümünü severek izledim ve ilk sezonun tamamını (10 bölüm) izlemeyi planlıyorum. Henüz 2.sezonu olur mu bilmiyorum ama senaryo bir noktada tıkanacak gibi gözüküyor şimdilik. Bakalım…
  • Pretty Little Liars: Aslında artık ilk sezonlar kadar zevk vermiyor ama bir şekilde alışkanlık oldu, izlemeye devam ediyorum. Dizi şu an 7.sezonda ve 8.sezonun olup olmayacağı belli değil. Finali bir sinema filmi ile yapmak gibi bir düşünceleri var deniyor. Neyse ne, artık bitirin şu diziyi de ben de bir rahata ereyim!
  • New Girl: Senelerdir ara ara bölümlerini izlediğim dizinin tüm olaylarına hakim değilim ama karakterlere hakim sayılırım. 5.sezonun hemen hemen tamamını izledim ve o düğün telaşları filan gayet keyifli bölümlerdi. Eylülde 6.sezon başlayacakmış, denk gelirsem yine izlerim sanırım. Sonuçta Jess’le Nick’in vuslatını görmeyi bekliyoruz…
  • Mozart in the Jungle: Gael Garcia Bernal! Ay adam aşırı tatlı değil mi? New York’ta yaşayan profesyonel bir obuacının yaşadığı çılgın hayatı ve müzik dünyasının perde arkasını anlatan dizi 2 sezonuyla da büyük bir fan kitlesi oluşturdu. Aralık ayında 3.sezonun başlamasını iple çekerken, dizinin Golden Globe’dan iki ödülle döndüğünü hatırlatmakta fayda var.
  • Modern Family: Her Amerikan komedisini sevemiyorum ama Modern Family bir başka! 21 Eylül’de 8.sezonuyla izleyeceğimiz dizi, sonsuza kadar çekilebilir ve sonsuza kadar izlenebilir yapımlardan. Her sene aldığı adaylıklar bu başarısının göstergesi!
  • Master of None: İlk sezonuyla büyük ses getiren, 30 yaşında piyasa tutunmaya çalışan bir aktörün günlük hayatına odaklanan dizi, ikinci sezona 2017 de başlayacak. Bir çırpıda izlenen 10 bölümlük ilk sezon büyük bir fan kitlesi yaratmayı başarıp bir çok adaylık ve ödülü de beraberinde getirdi.
  • Humans: Geçen gün robot teknolojisinde gelinen son noktayı gösteren bir video izledim. Bir tek ben ürkmüyorumdur değil mi bu yapay beyinlerin Dünya’yı ele geçirmesinden? Humans, ev ihtiyaçlarını gidermek üzere tasarlanmış robot-insanların hayatın bir parçası haline gelmesini anlatıyor ve bu yeni dünyayı bize robotların gözünden anlatıyor. 8 bölümlük ses getiren ilk sezonundan sonra 2017’de başlayak ikinci sezonu merakla bekliyorum.
  • Heroes Reborn: Gençlik yıllarında Heroes izlemiş biri olarak, tabi ki Heroes Reborn’u kaçıramazdım. 13 bölümlük mini dizide Hiro Nakamura’yı yeniden görmek bile ayrı bir mutluluktu.
  • Girls: Lena Dunham’ın bir kafası var. Ve kadın reyting uğruna numaralara sığınıp o kafasını asla bozmuyor. 5 sezonu geride bırakan dizide orta sınıf Amerikan gençliğini ve özellikle 20lerindeki bir grup kadını müthiş diyaloglarla ve olabildiğince gerçek izlemeye devam ediyoruz. 6.sezondan sonra son bulacak dizide olayın nereye varacağından ziyade neler yaşayıp neler düşüneceklerini ve hissedeceklerini bekliyor olmak sanırım bu dizinin gerçeklik başarısının sonucu.
  • Game of Thrones: (aklımın arka planında çalan şarkısı eşliğinde: dıııı nıııın dınını nııın dınınıınnnn) Valla bana kalsa ben böyle dizileri sevmem. Gerçeküstü varlıklar, ölüp dirilmeler filan… Ama Game of Thrones’un bir olayı var. Her bölüm bir tokat atıyor ve onun etkisiyle bir bölüm daha izliyorsunuz. Böyle böyle 6 sezonu devirdik, kısmetse 2 sezon daha deviririz. Sonuçta War is Coming! (Ayrıca o efsanevi savaş sahnesini de unutmayayım: prodüksiyonuna şapka çıkarıyorum!)
  • Extant: Ya bana kalsa böyle dizileri de sevmem! (ay bu da!) Yani bir heves izleyip sonra bırakamıyorum bazı dizileri. Tek başına uzayda kaldığı ve birçok deneyim yaşadığı 13 ayın ardından dünyaya dönen astronot Molly Woods’un, akıl almaz bir şekilde hamile kalmasından sonra yaşananları konu alan uzaylılar vs. insanlar dizisi, ikinci sezondan sonra son buldu. Devam etseydi (muhtemelen izlerdim ama) artık bir şeye benzemezdi zira konu çok dallanıp budaklanmıştı. Ama ne yalan söyliyim ilk sezonu fena değildi. Bir de Halle Berry’i izlemesi çok zevkliydi!
  • Brooklyn Nine-Nine: New York City’de bir grup dedektifin çevresinde geçen dizi tıpkı Arka Sokaklar gibi aktüel kamerayla çekiliyor. Bir Rıza Baba’nın eksikliği hissedilse de, bu polisler de hiç fena değiller. Şaka bir yana son dönemde izlediğim en iyi komedilerden olan dizi 4.sezonuna Eylül ayında devam edecek. İzlemeye devam.
  • Black-ish: Henüz 1.sezondan 10 bölüm izlediğim dizi Eylül’de 3.sezona başlayacak. Açıkcası keyifli vakit geçirmek ve kafa dağıtmak için sempatik bir dizi. Devamını getirir miyim bilmiyorum…
  • Black Mirror: 3er bölümlük 2 sezondan sonra 6 bölümlük 3.sezon Ekim ayında başlayacak. Sosyal medya bağımlılığı, teknolojik gelişmelerin tehlikeleri gibi konuları inanılmaz etkileyici, dizi-film tadında, birbirinden bağımsız bölümleriyle aktaran İngiliz yapımının yeni bölümlerini merakla bekliyor olacağım. Hiç bir şey izlemeseniz bile bu dizinin eski bölümlerini mutlaka izleyin!
  • 2 Broke Girls: 5 sezondur keyifle izlediğim sitcom, 6.sezonuna Ekim ayında başlayacak. Güzel vakit geçirip gülmek isteyenler için klasik American tarzı komedi.

İşte böyle… Her zamanki gibi tavsiyelerinizi beklerim. İyi seyirler,

Birer Cümlede 2015 Film Tavsiyeleri

Birer Cümlede 2015 Film Tavsiyeleri

Çok film izliyorum son iki yıldır ve hepsini yazmam mümkün olmuyor. Hal böyle olunca aşağıdaki gibi bir formül buldum, filmlere notlar verdim sıraladım ve tek cümlede yorumumu yaptım. Üzerine uzun uzun konuşmak istediğimi ise afişine tıklayarak yine yazılarımda bulabileceksiniz.

İyi seyirler,

Not: Bu listede yapım yılı 2015 olan filmleri bulacaksınız. 2016 da izlediğimiz fakat yapım yılı 2015 olan filmlerde buna dahil. Sevgiler,

0001-mutlaka izleyin

dheepan

Dheepan // İnsan olmak, vatan/sızlık, güven, sevgi ihtiyacı, yaşama bağlılık, hayaller… İzlerken sağlı sollu bin tane yumruk attı film bana…

İnsan, Human // 190 dakikada Dünya'nın binbir yerinden hikayeler ve görüntülerle "insan olmak" nediri sorgulatan müthiş bir belgesel.

İnsan, Human // 190 dakikada Dünya’nın binbir yerinden hikayeler ve görüntülerle “insan olmak” nediri sorgulatan müthiş bir belgesel.

dirilis

The Revenant, Diriliş // Inarritu’nun önünde saygıyla eğiliyorum. Böyle bir atmosfer, böyle bir gerçekçilik, böyle bir her şey! DiCaprio’nun içi rahat olsun, heykelcik bu sene onun elinde olacak…

anomalisa

Anomalisa // Başyapıt. Bu senenin Her’ü. Aşkı anlatış şekli “sinema bu” dedirtiyor. Kalabalıklardaki yalnızlık, hayatın tekdüzeliği, aile kurma ve başarının mutlu olmaya yetmemesi… Bu kadar çok şeyi kuklalarla bu kadar gerçek ve damardan anlatmak… İzleyin! (bitince kafamda “sen de artık herkes gibisin” çaldı…)

0002-bence izleyin

citizenfour

Citizenfour // Dijital çağda hayatlarımız ne kadar gizli? Hayata bakışınızı değiştirecek bir belgesel…

ex_machina

Ex-Machina // Yapay zeka konusuna ilgisi olanlar, izleyin derim!

inatçılar2

Rams, İnatçılar // Kardeşlik ve adı üstünde inat üzerine… İrlanda’nın müthiş coğrafyasında…

Beasts of No Nation // küçük bir çocukken intikamla dolu bir askere dönüştürülmek... izlerken içiniz acıyacak...

Beasts of No Nation // küçük bir çocukken intikamla dolu bir askere dönüştürülmek… izlerken içiniz acıyacak…

the_martian

The Martian, Marslı // Gravity’den sonra yine bir “survival & space” hikayesi… Matt Damon aşmış iyi oynamış… İzleyin efenim…

the_lobster

The Lobster // Ooo distopik dünya, alırım bi dal! Colin Farrell’lı, Rachel Weisz’lı bir garip film… Alt metni bol, absürdü bol, sevmeyeni bol, seveni bol, sonu olmamış ama izlenesi…

Room

Room, Gizli Dünya // Çok etkilendim bu anne-oğulun hikayesinden… İlk yarısı biraz gerilimli ama sonrasında da bolca sorgulama var. Aldığımız kararların ne kadarı bencilce?

Amy // Ah Amy... Filmi izlerken her olayda yanında olmak istedim. Seni bir türlü toparlayamayan o annenden babandan nefret ettim. Daha çok şarkı söylemeliydin be kızım!

Amy // Ah Amy… Filmi izlerken her olayda yanında olmak istedim. Seni bir türlü toparlayamayan o annenden babandan nefret ettim. Daha çok şarkı söyleyecektin be kızım!

listen_to_me_marlon

Listen To Me Marlon // Marlon Brandon’un oyunculuk serüvenini kendi ağzından dinlemek… Oyunculuk tutkusu, yöntemleri, ünlülükle başa çıkması/çıkamaması, çapkınlıkları… (ikinci kez izledim, bi üst kategoriye aldım.!)

The Hateful Eight

The Hateful Eight // Rahat ve uzunca bir vaktinizde sinema budur, hikaye anlatımı budur diyeceğiniz bir şölen izleyemeye hazır olun! Aslında sadece “bir Tarantino filmi” demek bile yeterli…

He Named Me Malala // Aslında sinematografik özellikleri bakımından sıkıntısı bol bir film ama

He Named Me Malala // Aslında sinematografik özellikleri bakımından sıkıntısı bol bir belgesel ama bazen hikaye her şeyin önüne geçiyor. Malala’nın cesareti ve gözündeki o ateş mutlaka görülmeli.

Yüce Sezar!, Hail Ceaeser! //

Yüce Sezar!, Hail, Ceaser! // Coen Kardeşlerin son filmi her zamanki gibi müthiş bir kara komedi. Clooney hayatının en komik karakterini mükemmel başarmış. Alden Ehrenreich ise müthiş keşif! İzlenmeli!

El Clan, Çete //

El Clan, Çete // Böyle bir final yok! Bütün salon çığlıklarımızı yuttuk, şok şok! Şahsen senenin en beğendiğim filmlerinden biri oldu Çete. Gerçek bir hikaye olması da cabası… Olaylardaki bazı açıklar bende de soru işareti oldu ama çok takılmayın. Dram,gerilim dolu etkileyici bir hikayeye tanık olun.

Where to Invade Next?, Şimdi Nereyi İşgal Edelim? //

Where to Invade Next?, Şimdi Nereyi İşgal Edelim? // Michael Moore’un önceki belgesel/filmlerini izlediyseniz, tarzını bilirsiniz. Amerikayı gömerken bu sefer aşırı güldürüyor. Üstüne işçi çalışma saatlerinden, eğitim yöntemlerine bir sürü ülkenin, bir sürü güzel uygulamasını keşfetmenizi sağlıyor.

Behemoth //

Behemoth // İzlerken kendi türüm adına utandığım film. “Moğolistan´ın göz alıcı doğasını yok eden, kül ve kömürden oluşan siyah dağlar; madencilerin ifadesiz yüzleri ve ömürlerini tüketen akciğer hastalıkları… Bu üretimin sonucu ise kimsenin yaşamadığı, 1 milyon kişi kapasiteli bir hayalet şehir.

 Le Tout Nouveau Testament, Yeni Ahit //

Le Tout Nouveau Testament, Yeni Ahit // “Tanrı, karısı ve kızıyla normal bir hayat süren sıradan bir Belçika vatandaşıdır ve bir apartman dairesinde yaşamaktadırlar.” Şu cümle bile film hakkında çok önemli bilgi veriyor ve mükemmel bir absürd komedi. Din, tanrı, tanrının adaleti gibi çok derin konuları mizahi bakış açısıyla sorgulatan filmi izlemenizi tavsiye ederim.

April and the Extraordinary World //

April and the Extraordinary World // Son dönemde gözümü kırpmadan izlediğim en sürükleyici, duygusal ve macera dolu animasyonlardan biriydi. Hikayeye de April a da bayıldım.

0003-yaaani

american sniper , keskin nişancı

American Sniper , Keskin Nişancı // Clint Eastwood yönetmenliğinde bir keskin nişancının iç dünyası. Bradley Cooper bi 10 başrol daha oynarsa, oyuncu olacak kısmetse… Adamda gelişme var beyler!”

far_from_the_madding

Far from the Madding Crowd , Çılgın Kalabalıktan Uzak // 19.yy görselliği çok iyi de, aşk beşgeni biraz yorucu oluyor bi noktadan sonra.

kingsman

Kingsman: The Secret Service, Kingsman: Gizli Servis // Çizgi romandan uyarlanan bir gizli servis filmi! Colin Firth candır…

littleprince

The Little Prince , Küçük Prens // Söz konusu Küçük Prens olunca bi duygusal oluyo tabi… Kitabını okumaya üşenenlere Kung Fu Panda’nın yönetmeninden…

meearl

Me and Earl and The Dying Girl, Ben, Earl ve Ölen Kız // Genç oyuncular Thomas Mann ile Olivia Cooke gerçekten çok umut verici performans sergiliyor.

Ixcanul // Guetamala'daki volkanın eteğinde çekilen, Maya kültürü ve kadınlar üzerine bir film...

Ixcanul // Guetamala’daki volkanın eteğinde çekilen, Maya kültürü ve kadınlar üzerine bir film…

sessizçığlık

Louder Than Bombs , Sessiz Çığlık // Bir ailenin hayalleri, düş kırıklıkları ve sırları…

Insurgent, Kuralsız // Birincisi fütüristik, ikincisi distopya, üçüncüsü Shailene Woodley! Bu üçlüyü severim, yalan yok!

Insurgent, Kuralsız // Birincisi fütüristik, ikincisi distopya, üçüncüsü Shailene Woodley! Bu üçlüyü severim, yalan yok!

arjantin

Zonda: Folclore Argentino, Arjantin // Arjantin geleneksel müziği, ülkenin farklı bölgelerinden çekilmiş görüntüler, Arjantin’in en iyi müzisyenlerinin seslendirdiği unutulmaz şarkılar…. Müzikli belgesel

Cobain: Montage of Heck // Nirvana, Cobain ve Courtney Love'ın arşivinden görüntülerle Kurt Cobain... Aşırı ağladım ='(

Cobain: Montage of Heck // Nirvana, Cobain ve Courtney Love’ın arşivinden görüntülerle Kurt Cobain… Aşırı ağladım ='(

Ters Yüz, Inside Out /

Ters Yüz, Inside Out / Yaniii filmin konusu ve hikayesi güzel ama renklerini beğenmedim desem :S Valla yalan yok, beğenmedim. Bütün film gözüme gözüme battı o renkler…

Taksi Tahran, Taxi Tahran //

Taksi Tahran, Taxi Tahran // Jafar Panahi’nin yasaklı olduğu, hapis yattığı İran’da inatla yapmaya çalıştığı sanatını senelerdir severek takip ediyorum. Bu da bu seneki… İran’ı merak edenlere tavsiye ederim.

Joy

Joy // O.Russell’ın her zamanki bir tutam De Niro, bir tutam Cooper, büyük bir kaşık da Lawrence formülü, yine ortalamanın bi tık üstü bir iş yaratmaktan öte gidememiş. Fakat “kadın” hikayesi olması sebebiyle, izlenesi…

Mistress America

Mistress America // Greta Gerwig (ki bence Meryem Uzerli!) ve Mozart ITJ’dan tanıdığımız Lola Kirke’ün döktürdüğü, yine bir 20-30 yaş arası kadınlar hikayesi…

Spotlifh

Spotlight // Filmin eli yüzü düzgün, konusu çok dikkat çekici (ve can sıkıcı), oyunculuklar Ruffalo’nun garip hallenmeleri dışında iyi ama azcık tekdüze gibi sanki…

Brooklyn //

Brooklyn // Bir kadının değişimi, göçmenlik, aşkları derken… Klişe sanırsınız ama izletiyor ve şaşırtıcı bir biçimde sonunu merak ettiriyor. (not: emory coheni kerem bürsin oynamış!)

Steve j

Steve Jobs // Valla aslında bir alt kategoriye koyacaktım zira senaryoyu ve Fassbender’ın oyunculuğunu çok beğendim fakat Steve Jobs’tan baydım azıcık biraz. Saygı duyuyoruz kendisine ok de, bu kadar detaylı tanımadığım akrabam var artık dinlemekten yoruldum bu hikayeyi.

Star Wars: Episode VII - The Force Awakens, Star Wars: Güç Uyanıyor //

Star Wars: Episode VII – The Force Awakens, Star Wars: Güç Uyanıyor // Bilimkurguyu pek sevmeyen, StarWars serisini hiç izlememiş ve merak etmemiş bir kimseyim. Kardeşim bir özet geçti, gittim onunla izledim. Güzeldi. Bana kalırsa bu film de bir alt kategoride olmalı ama emeğe saygıdan üste aldım zira görsellik rocks!

Bir Liderin Çocukluğu, The Story Of A

Bir Liderin Çocukluğu, The Childhood Of A Leader // Film son 5-10 dakikası haricinde gerçekten müthiş bir ilk film. Sinematografi, oyunculuklar ve müzikler çok etkileyici. Tek sorunu izlediğimiz onca şey ve öğrendiğimiz onca doneden sonra finalle bağlantının kopuk olması. Fakat Brady Corbet adını daha çok duyacağımız garanti.

Sicario //

Sicario // Emily Blunt’un oyunculuğunu konuşturduğu filmin hikayesi bildik başlasa da, su yüzüne çıkan gerçeklerle etkileyici bir hal alıyor. Başarılı sinematografi ve üstün gerçekçiliği ile senenin güzel gerilimlerinden…

Dressmaker

Dressmaker, Düşlerin Terzisi // Çoğunlukla eleştirmenler tarafından beğenilmeyen filme ben bayıldım ve sonuna kadar büyük bir keyifle izledim. Ayrıca Kate’in performansı çok iyiydi. Her filminde bir kademe daha yukarı taşıyor oyunculuğunu kadın.

The Lady In The Van //

The Lady In The Van // Bu filmde beni çok çeken bir şeyler oldu. Film bittikten sonra uzunca bir süre düşündüm. Sanıyorum Maggie Smith’in inanılmaz performansıydı… Yani böyle bir kadının varlığına, hatta o olduğuna öyle bir inandırdı ki… Değişik hayat hikayelerini sevenler, izleyin.

Heidi //

Heidi // Hepimizin bildiği hikaye müthiş çocuk oyuncu ve alpler manzarasıyla büyüklere tekrar Heidi’yi anlatma çalışması olmuş. Pek beğendim, pek severek izledim. Toplaşın izleyin, tam bir aile filmi…

A Bigger Splash, Sen Benimsin /// Tilda Swinton insan değil. Bu filmle kanıtlandı. Yani başka biri oynasa şu film asla böyle bişi olmazdı. “İyi oyunculuk nedir”i izlemek isteyenler kaçırmasın.

 0004-yaaani

the_avengers

The Avengers: Age of Ultron , Yenilmezler: Ultron Çağı // Ne kadar kötü olabilir ki, sonuçta Robert Downey Jr. var!

spy-ajan

Spy , Ajan // Hepimiz Melissa McCarthy’nin hastasıyız! Eğlenceli bir film, keyif için izleyin…

while_we_are_young

While We Are Young // Ben Stiller ve Naomi Watts’ı birlikte romantik komedide izlemek… Neden olmasın?

ayıteddy2

Ted 2, Ayı Teddy 2 // Edepsiz Amerikan komedisi sevenler için Ted müthiş =) Mark Wahlberg de ayrı can!

Trainwreck // Bir filme beklentim artınca karşılaştığım şey de pek bişeye benzemiyor oluyor sonuçta. Yaani Amy iyi oyuncuda, ikinci Silver Linings Playbook vakası benim için. Eh işte...

Trainwreck // Bir filmden beklentim artınca, karşılaştığım şey de pek bir şeye benzemiyor oluyor sonuçta. Yaani Amy iyi oyuncuda, ikinci Silver Linings Playbook vakası benim için. Eh işte…

Ali Baba ve Yedi Cüceler // Fısıltı gazetisinde yayılan o "komik değil" etiketine rağmen, zaten sizi gülmekten öldürmek değil bir macera anlatıp gülümsetmek hedefli filmin kalitesini çok beğendim.

Ali Baba ve Yedi Cüceler // Fısıltı gazetisinde yayılan o “komik değil” etiketine rağmen, zaten sizi gülmekten öldürmek değil bir macera anlatıp gülümsetmek hedefli filmin kalitesini çok beğendim. Gayet de güldüm yani… Gülemeyenler utansın!

Shaun The Sheep Movie, Kuzular Firarda // Stop-motion canımız fakat azıcık da bir senaryo olaydı... Annemle izledik, bayıldı filme. Ben daha ziyade uyukladım.

Shaun The Sheep Movie, Kuzular Firarda // Stop-motion canımız fakat azıcık da bir senaryo olaydı… Annemle izledik, bayıldı filme. Ben daha ziyade uyukladım.

Carol //

Carol // Bi sıkıldım, bi içine giremedim, Carol’ı değil de Cate Blanchett’ı izliyor olma durumundan çıkamadım, bi eee hadi oldum, bi bişi… Oscar adaylıklarına bakmayın, beklentiyi azaltın derim…

Bridge Of Spies, Casuslar Köprüsü //

Bridge Of Spies, Casuslar Köprüsü // Yine mi kahraman Amerikalı, yine mi Tom Hanks… Elinde bu kadar imkan varken, bu kadar mıdır çekilecek film? Çok ortalama ve klişe maalesef… Fakat prodüksiyon 10 üzerinden 10!

İçinde Biraz

İçinde Biraz Kırmızı Olan Mavi Renkte Yağmur, Akounak Tedalat Taha Tazoughai // Nijer yapımı filmde geleneksel Tuareg müziğine elektro gitarla farklı bir yorum katan Mdou Moctar’ın yarı gerçek bir film… Filmde çok bir şey yok da, müzikler etkileyici…

Nadide

Nadide Hayat // Maalesef afişinden de anlaşıldığı üzere oldukça kötü bir sinematografi ile sinemasal olarak keyif vermeyen fakat hikaye olarak çok kurcalamayınca keyif veren (feel good movie) bir iş ortaya çıkarmış Irmak. Ülkenin adı en çok duyulan yönetmenlerinden biri olarak keşke kaliteye ve oyuncu seçimlerine biraz daha önem verseymiş. (Akbağ tamam ama Dikinciler olamamış)

The Good Dinasor, İyi Bir Dinazor //

The Good Dinasor, İyi Bir Dinazor // Ya göktaşı çarpmasaydı, ne olurdu? Film güzel ve orjinal başlıyor. İlk yarısını çok sevdim ama sonunu biraz klasik bağladıklarından böyle yandaki filmle aynı kefeye koydum. Sorry Arlo!

Hello, My Name is Dorris // Sally Field

Hello, My Name is Dorris // Sally Field müthiş tatlı bir kadın. Bu filmde tam bir sarılıp yanakları sıkılası… Bence yaşı ilerlemiş yalnız bir kadının hayattan ve aşktan beklentilerini güzel bir damardan anlatıyor film. Sevdim şahsen. Sıcak, kafayı çok yormayan, adrese teslim… Ara ara lazım!

Merdiven

Merdiven Baba // Şaşılacak şey ama Birol Güven izlenesi bir senaryoya imza atmış! Diyaloglar, sinematografi filan tabi bunları konuşmuyorum bile… Maalesef ülkemiz sinemasına bu tür kavramlar bir iki isimin yapımları dışında uğramıyor ama konusunu sevdim valla. Şaşkınım.

The Intern, Stajyer // Yaş aldıkça böyle tatlış filmleri daha bir sever oldum. Aslında çok klasik ve light bir hikaye ama bir severek izledim valla. Sinematografik şeyler filan beklemeyin tabi, keyifli zaman için tercih edilebilir.

0005-vasat

minions

The Minions, Minyonlar // Hepimiz minyonlara bayılıyoruz, film de komik ama yani beklentinin çok altında….

tomorrowland

Tomorrowland, Yarının Dünyası // Yönetmeni Brad Pitt sanıp gittim, Brad Bird çıktı =) Görsel güzel de manasız bir film…

thesecond

The Second Best Exotic Marigold Hotel , Marigold Otelinde Hayatımın Tatili // İlki daha güzeldi yaa, bu bi olmamış!

maymunprens

Pourquoi J’ai Pas Mangé Mon Père , Maymun Prens // Güzel dersler veren bir çocuk filmi senaryosu ama vasat…

knight_of_cups

Knight of Cups // Terrence Malick desem filmin nasıl olduğu az çok anlaşılır ama bu seferki bir tık daha zorlayıcı…

Pixels, Pixels // eskilerin ataricilerindenseniz, hoş bir nostalji olabilir.

Pixels, Pixels // eskilerin ataricilerindenseniz, hoş bir nostalji olabilir.

evim

Evim, Home // Yaaaaanniii… Belki çocuklar izleyebilir, öyle laf olsun diye….

Jurassic World // Ahh Ahh nerede o eski Jurassic Park! Sinemada izlediğim gün dün gibi aklımda... Ama bu yeni olan her şey gibi hissiz, sahte efekt kokulu...

Jurassic World // Ahh Ahh nerede o eski Jurassic Park! Sinemada izlediğim gün dün gibi aklımda… Ama bu yeni olan her şey gibi hissiz, sahte efekt kokulu…

 

 

sleepingwith

Sleeping With Other People // Yaaani… Boş vaktiniz çoksa, keyifli bir ilişki hikayesi.

The Big Short , Büyük Açık //

The Big Short , Büyük Açık // Ekonomiyi sevmem ama konuyu öyle bir basit anlatmışlar ki, ben bile anlayıp üstüne sıkıldım. Arka Sokaklar kameramanı çekimleri, Bale’in kötü ötesi oyunculuğu… Yani çok merak ediyorsanız izleyin yine de… Ne diyim…

The Danish Girl, Danimarkalı Kız // Çok bayat, çok sığ, sıfır duygu, bolca sömürü... Mükemmel anlatılabilecek bir hikaye bu kadar anlatılamaz! Tebriks cnm

The Danish Girl, Danimarkalı Kız // Çok bayat, çok sığ, sıfır duygu, bolca sömürü… Mükemmel anlatılabilecek bir hikaye bu kadar anlatılamaz! Tebriks cnm!

MAd MAc

Mad Max: Fury Road // Şu gençlerin çok sevdiği oyunlar gibi biraz… Çok hareketli, çok aksiyonlu, belli ki bol prodüksiyonlu… Fakat duygudur, konudur, bunlar nerede sayın seyirci? Sevemedim yani yalan yok!

İftarlık Gazoz

İftarlık Gazoz // Nerede Dondurmam Gaymak, nerede gereksiz uzatılmış duygu vermeye çalışırken duygudan soğutan bu film! Olmadı Yüksel Aksu… Normalde gözümde bir alt sırada ama sırf 70li yılları mükemmel canlandırdığın için bir üste koydum. Cık cık cık!

Cindirella, Sindirella //

Cindirella, Sindirella // Kostümler, o masalsı mekanlar filan mükemmel ama işte klasik Sindirella…

The Diary Of A Teenage Girl, Bir Gen

The Diary Of A Teenage Girl, Bir Genç Kızın Gizli Defteri // Yaaani. Biraz dağınık buldum şahsen filmi. Bir de konunun ele alış biçimini sevemedim sanırım.

7 Days in Hell //

7 Days in Hell // Andy Samberg’in hastasıyım. Adam çok net son yılların en iyi komedi oyuncularından. Fakat koskoca Jon’u şu hallerde görmek bi ince üzücü ve film komple belaltıydı. Ama güldüm mü, güldüm. =)

Ant-Man // Öncelikle 150.kez şunu belirteyim: Bilim-kurgu sevmiyorum =) Gidip gidip izleyip, sora da beğenmiyorum. Yani hobi gibi bir şey bu da herhalde. =) Bu diğer kahramanlara göre biraz daha saçma gibi ama, ya da bana öyle geldi. Neyse işte. =)

Yok Artık // Sinemamızda deneysel senaryolar o kadar az ki (yok denecek kadar!) daha yukarılarda yer alsın isterdim bu film. Ama popüler olma kaygısıyla bazı senaryo, hikaye, kurgu, oyunculuk gibi konuları geri plana atmışlar diye düşünüyorum. Yine de bu kafayı kaybetmeden kaliteli bir sinema yapabilceklerine dair umudum var.

 

 

 

0006-kaçııın

burgonyadükü

The Duke of Burgundy, Burgonya Dükü // Sonuna kadar izlemeyi başardığım için kendimi tebrik ediyorum. İç şişirici…

Grinin Elli Tonu, Fifty Shades of Grey // Kitabı beğenmemiştim. Filmi de beğenmedim.

Grinin Elli Tonu, Fifty Shades of Grey // Kitabı beğenmemiştim. Filmi de beğenmedim. Sırf çıkardığı gürültüden ikisine de para harcadım. Pişmanım.

Düğün Dernek 2: Sünnet // Selçuk Aydemir kafasına bayılıyorum. Fakat bu film olmamış. Aceleye gelmiş, genel izleyiciye hitap etmek için kalite yerlere düşmüş... (Tanrı hepimizi Rasim Öztekin'in oyunculuğundan korusun. Amin)

Düğün Dernek 2: Sünnet // Selçuk Aydemir kafasına bayılıyorum. Fakat bu film olmamış. Aceleye gelmiş, genel izleyiciye hitap etmek için kalite yerlere düşmüş… (Tanrı hepimizi Rasim Öztekin’in oyunculuğundan korusun. Amin)