Kasım 2013 / Bu Ay Neler Var?

Kasım 2013 / Bu Ay Neler Var?

Bültenin orjinali için tıklayın!

Kasım’13 / Kültür ve Sanat

Filmler, filmler… Daha çok filmler…

Bu aralar, üstüste çok kötü oyun izledim ondan mıdır bilmem, tiyatrodan çok sinema ilgimi çeker oldu. Hala tiyatro sezonunu doğru düzgün açamadım, o yüzden tavsiyelerim geçen sezon izlediğim ve bu sezon da devam eden oyunlardan. Sinema tam gaz devam. Ayrıca fuarlar ve konserler de cezbedici…

Sizler için tavsiyelerimi toparladım. Buyurun okuyun, programınızı yapın. Kış bastırmadan ne kadar çok gezersek kardır.

Sanat dolu, güzel bir ay olması dileğiyle…

Sinema

  • 25 Ekim /  Başka Söze Gerek Yok

?Yine Filmekimi’nde gösterilen fakat yer bulamadığım bir film… Nicole Holofcener’ın yazıp yönettiği, Oscar adaylığı bulunan ünlü aktrisler Catherine Keener ve Toni Collette ve The Sopranos’un efsane oyuncusu James Gandolfini’nin başrolünde bulunduğu film kaçmaz…

Frances Ha

  • 1 Kasım /  Frances Ha

?Son dönemin yetenekli yönetmenlerinden Noah Baumbach’ın son filmi Frances Ha, parlak bir kariyere sahip olmayan bir dansçının hikayesini seyirciyle buluşturuyor.

  • 8 Kasım /  Mavi En Sıcak Renktir

Altın Palmiyeyi kucaklayan Abdellatif Kechiche filmi bir lezbiyen aşka tanıklık ederken, uzun sevişme sahnesiyle bütün festivallerini birbirine kattı. Julie Maroh’un çizgi romanından uyarlanan 180 dakikalık filmi FilmEkimi’nde tükenen biletler yüzünden izleyemenler; salonlara…

  • 22 Kasım /  Erkek Tarafı

Oynadığı 5 yıl boyunca izleyicileri kahkahaya boğan tiyatro oyunu Testosteron, film olarak vizyonda. Oyun ile ilgili yazım burada.

Başka Sinema
Düşünenlerin, hayata geçirenlerin, destek olanların ellerine sağlık! Artık bağımsız filmleri festivallerde izleyemedik, bilet bulamadık diye üzülmeyeceğiz, çünkü artık her ay, her gün festival tadında! Zira gösterim şansı bulamamış ve ya az salonda gösterilen filmler Başka Sinema sayesinde daha çok izleyiciyle buluşabilecek.

Başka Sinema’da bu ay; The Hunt, Altın Lale ödüllü Onur Ünlü filmi Sen Aydınlatırsın Geceyi, yukarıda bahsi geçen Frances Ha ve Mavi En Sıcak Renktir,  ilk filmi Köprüdekiler ile uluslararası üne kavuşan yönetmen Aslı Özge’nin son filmiHayatboyu, bir vampir hikayesi Byzantium ve izleme şansına eriştiğim Mahmut Fazıl Coşkun’un bol ödüllü filmi Yozgat Blues (yorumum için tıklayın.) seyircileriyle buluşacak.

Program detayları için Başka Sinema Facebook sayfasına bakabilirsiniz.

Sergi, Eğitim

  • 2-10 Kasım / ARTIST – 23.İstanbul Sanat Fuarı
Yaklaşık 1.000 sanatçının işlerinin sergilendiği 150 galeri ve 25 bağımsız grup ile birlikte 150?ye yakın genç sanatçıya ev sahipliği yapan fuar, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 12.500 metrekarelik bir alanda meraklılarını bekleyecek.

Fuarla eşzamanlı olarak 32.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı da aynı mekanda okurlarla buluşacak.

  • 7-10 Kasım / Contemporary İstanbul Fuarı

650 sanatçı ve 3.000 eser; 22 ülkeden 95 sanat galerisi ile İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi sanat dolu günler yaşayacak. 70.000den fazla ziyaretçi bekleyen fuarı kaçırmayın.

Müzik

  • MimarcaSanat Playlistleri

Sevdiğim müzikleri Youtube’da listeledim. Dinlemek için tıklayın.

  • 1-26 Kasım / Blues Festival

?Türkiye’nin ilk ve tek blues festivali 24.yılında, 17 farklı şehirde olacak. Program için tıklayın.

  • 2 Kasım – 24 Aralık / Enka Kültür Sanat Buluşmaları

?Bu yıl 25.si düzenlenen etkinlik kapsamında Kerem Görsev, Fazıl Say, Boğaziçi Caz Korosu ve Birsen Tezer başta olmak üzere ünlü müzisyenler konser verecek. Detaylar bu adreste.

  • 29 Kasım / Andre Rieu Konseri

Klasik müziğin Madonnası, Hollandalı kemancı, besteci ve orkestra şefi sanatçı Sinan Erdem Spor Salonunda müthiş bir konsere imza atacak. Bilet fiyatları 190 ile 800 TL arasında değişen konseri meraklılarına duyurmuş olayım.

Tiyatro

  • Sarı Ay / Dot Tiyatro

Geçen sezonun ses getiren oyunlarından Sarı Ay, son 6 oyun ile seyirci karşısına çıkacak. Fiziksel tiyatronun en başarılı örneklerinden olan ve mekansız bir sahnede izleyicileri bir dolu mekanda yolculuğa çıkartan hikayenin yazarı David Greig ve yönetmeni Pınar Töre. Kaçırmayın!
(Oyun ile ilgili yorumum için tıklayın.)

  • Babamın Cesetleri / Tiyatro Krek

Berkun Oya’nın yazıp yönettiği bir aile dramı Babamın Cesetleri, son dönemde izlediğim en iyi oyunlardan biriydi. Oyunla ilgili detaylı yazımburada, kaçırmayın!

2012’de Bir Sessiz Film… The Artist

2012’de Bir Sessiz Film… The Artist

  • the artistTür: Romantik, Dram, Komedi
  • Yönetmen: Michel Hazanavicius
  • Süre: 100 dk
  • Yapım: 2011
  • Oyuncular:  Jean Dujardin, Bérénice Bejo, John Goodman, James Cromwell

1920’li yılların sonunda Hollywood sinema sektörünü kökünden değiştirecek ‘teknolojik’ bir devrim yaşandı. Ses, “henüz hiçbir şey duymadınız” repliği ile film pelikülüne bir daha hiç ayrılmamak üzere girdi. Fakat sinema sektöründe yaşanan bu devrim boyutundaki bu değişim pek çok insanın mesleğini ve kariyerini de derinden sarstı. 

Dönemin en karizmatik aktörleri arasında yer alan George Valentin (Jean Dujardin) de sesin beklenmedik biçimde sinema perdesine yansımasından payına düşeni alıyor. yanı başında boy gösteren taze ve güzel oyuncu Peppy Miller’ın ise aklı fikri şöhrette. 

2011 Cannes Film Festivali’nin en gözde yapımlarından olan The Artist, başrol oyuncusu Jean Dujardin’e George Valentin performansı ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandırdı. Film sinema sanatının sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliğinde diyalogsuz, sessiz, siyah-beyaz ve saniyede 22 kare ile çekildi. Altın Palmiye adayları arasında da olan filmin yazarlığını ve yönetmenliğini ise Michel Hazanavicius üstleniyor.”

Film için bilet alırken, gişedeki görevli uyardı: “Film siyah beyaz ve sessizdir.”

Filmin yarısında çıkıp parasını geri isteyenler oluyormuş… İngiltere’de baya bir olay olmuş hatta… Bir filme gitmeden, hakkında bir şeyler okumayı geçtim ama fragmanını bile izlemez mi insan yahu? Garip…

İşte filmle ilgili notlarım:

  • Film siyah beyaz ve sessiz ama bana en değişik gelen 4:3 görüntü oranı oldu.  İlk 3-4 dakika hem bu orana hem siyah beyaza alışmakla geçti ama alıştıktan sonra film çok akıcı bir şekilde devam etti.
  • Yönetmen Michel Hazanavicius’un filmle ilgili en büyük başarısı, 2011 yılında 1920lere gönderme yapan bir sessiz film ile tüm festivallere ve ödüllere damgasını vurmak olsa gerek. Zira hikayede herhangi bir orjinallik yoktu, hatta 2000lerde çekilmiş bir 1920 filmin taklidi gibiydi.
  • Hayatımda ilk defa bir siyah beyaz ve sessiz filmi sinema salonunda izledim. Bu açıdan güzel bir deneyimdi.
  • Müzikler çok çok iyiydi.
  • Başroldeki Jean Dujardin ve Berenice Bejo fazlasıyla Ayhan Işık ve Hülya Koçyiğit’ti benim için. Sessiz filmde daha da öne çıkan mimik kullanımı ve danslarıyla başarılılardı. Fakat Berenice Bejo bir basamak öndeydi.
  • Yan rolde bu senenin en iyilerinden olan köpek müthişti.
  • Filmdeki iki sahne bana göre çok iyiydi. Kabus sahnesi ve askılıktaki ceketle Peppy Miller’ın sahnesi. Film, tamamında bu ikisi gibi sahneleri biraz daha fazlalaştırabilseydi, bambaşka bir yerde olabilirdi.
  • Filmin sonu klasik, ama tüm bu yapılan selamlara uygun şekildeydi.
  • Film, En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi yardımcı (?) kadın oyuncu, en iyi özgün senaryo, en iyi kurgu, en iyi sanat yönetimi ,en iyi görüntü yönetimi, en iyi kostüm yönetimi ve  en iyi özgün müzik dallarında aday. Bana göre bu adaylıklardan 1-2 sinden ancak ödül alabilir ama görünüşe göre en iyi film dahil bir çok ödülü toplayacak.

Filmin nostalji yaratmak dışında bir başarısı olduğunu düşünmüyorum. Fakat Holywood’a selam niteliğinde olduğundan Oscar şansının yüksek olduğu kanaatindeyim. Eğer bu şansı gerçeğe dönüşürse , Oscar tarihinin 2.ci en iyi film ödülü alan sessiz filmi olacak.

Sırf bu adaylıklar için, Oscar gecesi bir fikriniz olsun diye izleyin derim.

İyi seyiler,