Zaman zaman bilgilerini paylaşmaktan büyük zevk duyduğum kişilerin yazılarına blogumda yer veriyorum. Daha önce üniversiteden sevgili hocam Doç.Dr.Canan Girgin’in Seul gezisi notlarını yayınlamıştım. Şimdi ise üniversiteden arkadaşım Sıla Giriftinoğlu’nun kentleşme ile ilgili iki kitap, The Endless City ve Living in the Endless City adlı kitaplarla ilgili yazısını aşağıda bulabilirsiniz.

İyi okumalar,
20.yüzyılın sonlarına damgasını vuran ekonomik küreselleşmeden sonra 21.yüzyılın ilk bölümü şehirleşme, kentleşme cağı olacaktır. Günümüzde, insanlık tarihinde ilk defa, dünya nüfusunun yarısından fazlası kentsel alanlarda yaşıyor. Şehirlerde; şekil, boyut ve yoğunluk dağılımı ile ilgili sorular ve sorunlar giderek daha karmaşık hale geliyor ve dahası yapılı çevrenin sosyal içeriği ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi, kentsel planlama ile ilgili tartışmalarda ön plana çıkıyor.

The late twentieth century was the age of economic globalization. The first part of the twenty-first century will be the age of the city, the urban age. For the first time in the history of humanity, more than half of the earth?s population is living in urban areas. Questions regarding the shape, size, density and distribution of the city have become increasingly complex and politicized, and the impact of the built environment on social inclusion and quality of life are at the forefront of discussions about urban planning.

Bu yeni oluşum, dünya kentleri üzerinde sürdürülebilir kalkınma odaklı “Urban Age Projesi’ni beraberinde getirdi. Proje, uluslararası üne sahip profesyonellerin katılımı ile 6 şehirde ? New York, Shanghai, London, Mexico City, Johannesburg ve Berlin? çağdaş kentsel çevrenin geleceğini tartışmak için düzenlenen altı konferans ile başladi. Düzenlenen konferanslar, mimarlar, şehir planlamacılar ve politikacıların büyümeyi kısıtlamadan altyapı ve kalkınma planını nasıl geliştirebileceği ve daha iyi bir sosyal ve ekonomik hayata teşvikini nasıl sağlayabileceği  konusunu tartışmak için etkin bir platform sundu.

These are the issues that have led to the creation of The Urban Age Project, a network of organizations, individuals and research projects that focus on sustainable development in the world?s cities. The project gathered a group of internationally renowned professionals for six conferences held in six international cities ? New York, Shanghai, London, Mexico City, Johannesburg and Berlin ? to discuss the future of the contemporary urban environment. The conferences offered a platform from which to discuss how architects, urbanists and politicians should plan infrastructure and development without constraining growth and promote a better social and economic life.

Bu konferanslarda ele alinan konu başliklari ve konferans öncesinde ve sonrasinda yazilan makaleler ”The Endless City” kitabinda derlendi. Bu serinin ilk kitabi olan “The Endless City”, tartışmaların ve konferanslar için hazırlanmış kapsamlı bir araştırma sonucuydu. İçeriğinde;  mimarlık, şehircilik, ekonomi ve siyaset alanında profesyoneller tarafından yazılmış bilgilendirici makalelerin bulunduğu kitap, özellikle 21. yüzyilda şehir plancılığının “planlı” şehirlere etkisini anlamaya yardımcı oluyor.

”The Endless City” is the result of the discussions and extensive research produced for these conferences. The research is clearly presented alongside informative texts written by some of the greatest professionals in the field of architecture, urbanism, economics and politics. The book is produced in close collaboration with the London School of Economics to ensure that all the information presented is accurate and reliable, and the accessible design ensures that this book will become the essential reference tool for everyone involved in urban planning and development.

Serinin ikinci kitabi ”Living in the Endless City” ise; 2050 itibari ile dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçünün şehirlerde yaşayacağını ve bu gidişhata göre dünya genelinde insan yaşamini ve yaşam koşullarinin nasil etkileneceğini inceliyor. Serinin ilk kitabinda olduğu gibi ikincisinde de birçok profesyonelin makaleleri bulunuyor. Mumbai, Sao Paulo ve İstanbul üzerine yazilan denemeler, bu özellikli üç kentin coğrafi yapısı, iklim değişikliği, güvenliği gibi ögeleri inceliyor ve grafiklerle desteklenen sayisal verilerle Newyork, Londra, Berlin gibi diğer metropolitan şehirlerindeki bu koşulları karşılaştırmalar yapıyor.

Second book of this serie is called ”Living in the Endless City” speak about the fact that; by 2050, around three quarters of the world’s population will live in cities, and this ongoing shift in how we live poses fundamental shallenges to human life across the globe. ?Living in the Endless?  is a close look at the issues that affect cities, and thus people around the world, in the twenty first century. There are some focuses on Istanbul, Mumbai and São Paulo, with essays and data on vital themes including security, climate change, democracy and globalization in these three cities as well as the six featured in The Endless City: Berlin, Johannesburg, London, Mexico City, New York City and Shanghai.

Bir mimar olarak tüm meslektaşlarıma, mimarlık ve şehircilik öğrencilerine bu kitaba bir göz gezdirmelerini öneriyorum. Kitap dünyanın en kalabalık şehirlerinin güncel durumunu masa üzerine koyarken aynı zamanda mimar olarak hepimizin bildiği rakamları hep beraber görmemizi sağlayıp, durumu küresel bir gözle inceleme firsatı sunuyor.

 As an architect, i strongly suggest to all my colleagues, students of architecture and urbanism, to have a look at this book. The book shows world’s most populous cities on the current status of the table with a fresh opportunity to examine the global situation allows us to provide an acceptable rate.

Yazan: Sıla Giriftinoğlu

Editör: Zeynep Yılmaz /MimarcaSanat

 

Sıla Giriftinoğlu:

13 Ağustos 1985 yilinda dogdu.

2003 yılında İstanbul Habire Yahşi Lisesi?nden mezun oldu.

2008 ?de Yildiz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi?nden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimine devam etmek için İtalya’nin Torino şehrine yerleşti.

2011’de Politecnico di Torino ,Mimarlik Fakültesi Architecture and Construction Engineering Yüksek Lisans programindan,Rotterdam da yaptiği tez calişmasiyla, maksimum not (110/110cum lode) akademik onur belgesi ve uluslararasi yayinlamaya deger tez derecesiyle mezun oldu. Yüksek lisans tezi Politecnico di Torino da uluslarasi yayinli olarak Mayis 2011 de basilmiştir.

Profesyonel çalışma hayatına Belçika?da devam etmektedir.