12 Senede Çekilen Film: Boyhood / Çocukluk

12 Senede Çekilen Film: Boyhood / Çocukluk

  • Yönetmen: Richard Linklaterboyhood
  • Tür: Dram
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Ellar Coltrane, Patricia Arquette, Ethan Hawke
  • Süre: 165 dk

?En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Richard Linklater’ın senaryosunu yazıp yönettiği film, çıkış noktası olarak yakın zamanda boşanmış bir çiftin, Mason ve Olivia’nın hikayesine odaklanıyor. Sahip oldukları tek çocukları ise artık anne ve babasının bir arada yaşamadığı gerçeğine alışmak ve bu yabancı düzen içerisinde yaşamayı öğrenmek zorunda. Çocuğun 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor.”

Richard Linklater benim için her şeyden önce Before Sunset, Before Sunrise ve Before Midnight demek… Aynı hikayeyi zamana yayarak çekmeyi seven deneyimli yönetmen, bu defa daha önce denenmemiş bir çalışma ile karşımızda.

12 yıl boyunca aynı oyuncular ve aynı ekiple çekilen hikaye, bir çocuğun 12 yıllık hayatını ve büyürken yaşadıklarını seyirci ile belgesel tadında paylaşıyor. Her geçen sahnede gözümüzün önünde büyüyen Ellar Coltrane, kariyerine çok derin bir giriş yaparken, pek sevdiğim oyuncular Patricia Arquette ve tabi ki Ethan Hawke’ın yaş almalarını seyretmek enteresan bir deneyim oluyor.

Fikir itibariyle oldukça parlak görünen film, iş kurguya gelince sınıfta kalıyor. Birbirinden kopuk geçişler ve uzun süresi filme konsantre olmayı zorlaştırıyor. Keşke bunca sene çaba harcarken, zamanlar arasındaki geçişler için de daha zekice bir formül bulunsaydı. Nedenini anlamadığım bir şekilde kurgu ve senaryo dalları dahil 6 dalda Oscar adayı olan film malesef 12 yıllık emek ve iyi bir fikir sahibi olmaktan öteye gidemiyor.

Yine de bu deneyimi yaşamak için izlemenizi tavsiye edeceğim film için, beklentilerinizi düşürmenizi de hatırlatmalıyım.

İyi seyirler,

Kısa Kısa #24: Dramlar: The Judge, Deux Jours, Une Nuit ve A Day Late and A Dollar Short

Kısa Kısa #24: Dramlar: The Judge, Deux Jours, Une Nuit ve A Day Late and A Dollar Short

Yine bir dram serisi ile karşınızdayım ama bu sefer daha hafif olanları ile. Duyguların hepsi insana ait, kaçış yok, buyurun:

The Judge / Yargıçthejudge

  • Yönetmen: David Dobkin
  • Tür: Dram
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Robert Downey Jr., Robert Duvall, Billy Bob Thornton
  • Süre: 141 dk

?Hank Palmer parlak bir kariyeri olan, Chicago’da yaşayan bir avukattır. Önemli bir davasının arifesinde, annesinin kaybettiğinin haberini alır. Babasıyla çok uzun zamandır görüşmeyen Hank, aileden iletişimde olduğu tek insanı da kaybetmiştir. Üstelik doğup, büyüdüğü Carlinville kasabasından başka kimseyle de görüşmemiştir. Annesinin cenazesi için geri dönen Hank’ı, burada cenaze töreninden daha fazlası beklemektedir. Pek de sıcak karşılanmadığı kasabadan bir an önce uzaklaşmaya çalışırken kendisini, 42 yıllık yargıç olan babasını savunmak üzere mahkemede bulur… “

İçinde Robert Downey Jr.’ın olduğu herhangi bir şeyi sevmemem mümkün değil. Her ne kadar filmin enteresan bir hikayesi olmasa da, çoook uzun olsa da, yer yer sıksa da, Robert’ı gördüm bana iyi geldi.

Baba-oğul ilişkisi hikayesi, iyi oyunculuklar ve RD Jr sevenlere tavsiye edebilirim.

Deux jours, Une nuit / İki Gün, Bir Geceikigünbirgece

  • Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne
  • Tür: Dram
  • Yapım: 2014, Fransa, Belçika, İtalya
  • Oyuncular: Marion Cotillard, Fabrizio Rongione, Catherine Salée
  • Süre: 95 dk

?Küçük bir şirkette çalışan ve maddi anlamda pek de parlak bir dönemden geçmeyen Sandra’nın işi tehlikededir. İşini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır ve ailesini zor günler beklemektedir. Şirket patronunun çözüm planına göre ya Sandra işten çıkarılacak ya da şirket çalışanları ekstra maaş bonuslarından vazgeçeceklerdir. İlk oylama yapılır ve çalışanlar oylarını maaş bonuslarından yana kullanırlar. Sandra resmi olarak işini kaybetmiş sayılır. Ancak hemen sonrasında tekrar oylama yapılmasına ikna eder. Sandra’nın elinde sadece bir hafta sonu vardır; bu iki günlük süreçte çalışma arkadaşlarını maaş bonuslarından vazgeçip çalışmaya devam etmesinden yana oy kullanmaları için tek tek ikna etmek durumunda kalacaktır.”

Aslında bu filme “Kısa Kısa” bölümünde değil de ayrı bir yazı da değinmeliydim ama böyle oldu. Dardenne kardeşlerin bir başyapıt olarak değerlendirilen filmleri, senenin en öne çıkan yapımlarından ve haklı bir üne sahip.

Son dönemde izlediğim en başarılı kapitalist eleştirisini, izlerken gırtlağınızın sıkıştığını hissedecek kadar gerçekçi bir hikayeyle seyirciye aktarırken, insana dair çok şey anlatmışlar.

Marion Cottilard’ın her zamanki başarılı performanslarının bile kat kat üstünde olan oyunculuğu, zaten çok iyi olan senaryoyu daha da yukarılara çıkarırken, belgesel havası veren kameraları ve sinematografisiyle de temiz bir işe imza atmışlar.

Senenin mutlaka izlenmesi gereken işlerinden…

A Day Late A Dollar Shortadaylateadollarshort

  • Yönetmen: Stephen Tolkin
  • Tür: Dram
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular:  Whoopi Goldberg, Ving Rhames, Kimberly Elise
  • Süre: 85 dk

?Sağlığı giderek kötüleşen Viola, son bir görev olarak dağılmanın eşiğindeki ailesini yeniden bir araya getirmeye çalışacaktır.”

Bu filmi nereden kimden duydum da izledim hatırlamıyorum. Tv için yapılmış bir aile filmi. Sıradan.

Kısa Kısa #23 – Müzikaller: Jersey Boys, Into The Woods ve Walking on Sunshine

Kısa Kısa #23 – Müzikaller: Jersey Boys, Into The Woods ve Walking on Sunshine

Müzikal filmleri genel olarak sevmiyorum. O hep aradığım gerçeklik duygusu yok oluyor, konsantre olamıyorum. Yine de sonuna kadar izlemeyi başardığım, senenin öne çıkan üç müzikali:

Jersey Boysjerseyboys

  • Yönetmen: Clint Eastwood
  • Tür: Müzik, Biyografik
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular:Christopher Walken, John Lloyd Young, Vincent Piazza
  • Süre: 134 dk

“Jersey Boys, müzikal bir biyografi, zor zamanlar ve kişisel çarpışmalar, bir jenerasyonun sembolü haline gelen müziklerle anlatılan bir grup arkadaşın hikayesi olan film bu arkadaş gurubunun kalbine ulaşıyor ve oradaki derin ilişkileri anlatıyor. New Jersey’nin sokaklarında öğrenilenlere de odaklanan filmde bir çok zorluk da gözler önüne seriliyor : kumar borcu, mafya tehditleri , aile dramları …”

Filmin sonu gelsin diye dua ettim. Clint Eastwood’a ve başroldeki Atilla Taşın ikizi John Lloyd Young’a saygım sonsuz bir güzelim hikaye bu kadar mı sıkıcı anlatılır….Çok sıkıldım. Çok.

Into The Woods / Sihirli Ormanintothewoods

  • Yönetmen: Rob Marshall
  • Tür: Müzik, Fantastik
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Meryl Streep, James Corden, Emily Blunt
  • Süre: 134 dk

Kırmızı Başlıklı Kız, Sindrella, Rapunzel gibi klasikleşmiş pek çok çocuk masalının farklı kahramanları aynı filmde buluşsa ve bir cadı onları eğitse! Klasik Grimm karakterlerini farklı bir tarzda ve üstelik müzikal türünde beyazperdeye taşıyan film, bir cadı tarafından lanetlenen bir fırıncı ve eşinin hikayesini klasik masallarla bağlıyor.”

Bu filmin sonu gelsin diye de çok dua ettim. Filmi Oscar adayları açıklandıktan sonra izlediğim için sürekli Merly teyzeden bu adaylığa yaraşır bir hamle bekleyip durdum ama yine durduk yere aday olduğunu öğrenmiş bulundum.

Tiyatro sahnesinde çok iyi bir müzikal olabilir ama sinema için çok sıkıcı buldum. Çok!

Walking On Sunshine / İtalya Tatiliwalkingonsunshine

  • Yönetmen: Max Giwa, Dania Pasquini
  • Tür: Müzik, Romantik
  • Yapım: 2014, İngiltere
  • Oyuncular: Annabel Scholey, Hannah Arterton, Giulio Berruti
  • Süre: 97 dk

“1980’li yılların en popüler müziklerini kendisine fon olarak seçen film, günümüz İtalyasında şirin bir sahil kasabasında geçiyor. Maddie yakışıklı sevgilisi Raf ile evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Düğüne kız kardeşi Taylor’ı çağıran Maddie’nin büyük bir sırdan ise haberi yoktur. Maddie, Raf ile ateşli bir yaz aşkı yaşamış ve onun hayatında duygusal olarak derin iz bırakmıştır. Puglia’da yapılacak düğüne geldiğinde öğrendiği bu gerçekle epey sarsılır. Üstelik Maddie, çalkantılarla dolu aşk hayatına Raf ile evlenerek nihayet noktayı koyacağına inanıyordur…”

Bu filmi sırf yaza olan özlemimden izlemiş olabilirim. Sıfır beklenti ile açtım, beklentimi karşıladı.

Kısa Kısa #22 – Dram: Still Alice, The Fault In Our Stars, The Immigrant ve The Disappearance of Eleanor Rigby :Them

Kısa Kısa #22 – Dram: Still Alice, The Fault In Our Stars, The Immigrant ve The Disappearance of Eleanor Rigby :Them

Gerilimdir, senenin öne çıkanlarıdır derken bir kadın olarak kare asım ağlatmalı romantikleri unutmamam lazım. İşte sırada bu senenin romantik dramları.

Still Alice / Unutma Benistillalice

  • Yönetmen: Richard Glatzer, Wash Westmoreland
  • Tür: Dram
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Julianne Moore, Alec Baldwin, Kristen Stewart
  • Süre: 101 dk

?Alice Howland, Columbia Üniversitesi’nde ünlü bir dilbilim profesörüdür. Bir gün doktor muayenesinde kendisine Alzheimer’ın başlangıç evresinde olduğu teşhisi konur. Alice’in hayatı artık eskisi gibi olmayacaktır. Geçirdiği hastalık, eşi ve üç çocuğuyla birlikte sürdüğü hayata yeni bir gözle bakmasını sağlayacaktır. İnsan ilişkilerini sorgularken öte yandan da en genç kızıyla olan ilişkisiyle de onu yeniden kazanmak için mücadele verir. Alice, uzmanlaştığı bölüm gereği hayatı boyunca yeni şeyler öğrenmektedir ve bu yüzden hastalığını başta kabullenmek istemez. Manhattan sokaklarında kayboluşuyla durumu kavramaya başlayan Alice, zamanla Alzheimer’la mücadele etmenin yollarını arayacaktır.”

Hani cenazelerde derler ya, herkes kendi başına gelme ihtimalini düşünüp kendine ağlar diye. Bu film de benim empatimin tavan yapmasına neden oldu gerçekten.

Gerçek bir hikayeden yola çıkan film Julianne Moore’un müthiş oyunculuğuyla seyirciye inanılmaz geçen bir yapım olmuş. Normalde oyunculuğunu pek donuk bulduğum Kristen Stewart’ın bile enteresan bir biçimde sırıtmadığı oyunculuklar dışında, hikayenin akışı da kurgu da dinginlikleriyle bu denli etkili olmalarından dolayı gayet başarılıydı.

İzlemenizi tavsiye ederim,

The Fault In Our Stars / Aynı Yıldızın Altındathefaultinourstars

  • Yönetmen: Josh Boone
  • Tür: Dram, Romantik
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Shailene Woodley, Ansel Elgort, Nat Wolff
  • Süre: 125 dk

?16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel’ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam’a gidecek ve Hazel’ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten’i bulmaya çalışacaklardır…”

Kesin bayık bir ergen filmidir, kitabı bestseller bari filmini izleyeyim gibi düşüncelerle izledim fakat ağlamaktan içim dışıma çıktı. Zaten çok zor ağlayan biri olduğum söylenemez ama hikaye gerçekten dokunaklıydı. Üzerine son dönemin en parlak oyuncularından Shailene Woodley’in pek başarılı oyunculuğu eklenince, süresine rağmen amacına hizmet eden bir dram ortaya çıkmış.

İyi seyirler,

The Immigranttheimmigrant

  • Yönetmen: James Gray
  • Tür: Dram, Romantik
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Marion Cotillard, Joaquin Phoenix, Jeremy Renner
  • Süre: 113 dk

?1920’lerdeyiz Ewa Cybulski ve kardeşi Magda doğdukları ülke olan Polonya’yı terk ederek New York’un yolunu tutarlar. Ellis Ada’sına geldiklerinde Magda verem hastalığına yakalanır ve karantinaya alınır. Ewa yalnız ve kaybolmuş bir şekilde Bruno’nun ağına düşer , Bruno kadın ticareti yapmaktadır, ve başarılı olmayı da kafasına koymuştur. Kız kardeşini kurtarmak için Ewa bütün fedakarlıklara hazırdır ve fahişelik yapmaya başlar. Bruno’nun kuzeni Orlando’nun gelişiyle birlikte , Ewa kendine güvenini geri kazanır fakat Bruno’nun kıskançlığı onları ölümcül bir deliliğe sürükler…”

Bazı filmlere konsantre olamıyorum. Başrolünde en beğendiğim Phoenix ve Cotillard olsa bile…

Zaten dönem filmlerinde sıkılıyorum, bir de üstüne karanlık atmosfer, sürekli “eeee yani?” diye sorup durduğum sahneler, uzayıp duran bir hikaye… Ben sıkıldım, sizi bilmem…

The Disappearance Of Eleanor Rigby: Them / Aşkın Hallerithedissappearanceof

  • Yönetmen: Ned Benson
  • Tür: Dram, Romantik
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Jessica Chastain, James McAvoy, William Hurt
  • Süre: 123 dk

?Conor ve Eleanor aşkla evlenmiş ve beraberliklerini mutlu bir biçimde sürdüren bir çifttir. Ta ki bir gün yine birbirlerine ne kadar yabancılaştıklarını fark edene kadar? Daha önce karşımıza The Disappearance Of Eleanor Rigby: Him ve Her başlıklarında iki ayrı bakış açısına sahip iki farklı film olarak çıkan yapıt, bu sefer çiftin hayatı yeniden keşfedişini subjektif bir bakış açısıyla yeniden beyazperdeye taşıyor.”

Yönetmenin 2013 yılında Him ve Her olarak çektiği iki filmin birleştirilmiş hali olan Them, bu versiyonundaki kurguyla yoruyor olsa da ortalamanın üstü bir senaryoya sahip. İzlenmesi çok gerekli filmlerden değil ama iyi bir ayrılık filmi izleyenlere tavsiye edebilirim…

Kısa Kısa #20 – Senenin “dahi”leri: The Theory of Everything, Mr.Turner ve The Imitation Game

Kısa Kısa #20 – Senenin “dahi”leri: The Theory of Everything, Mr.Turner ve The Imitation Game

Bu sene iyi “dahi” filmi yaptı… Elimize nereye atsak bir mucit, bir sanatçı, bir bir şey… Bunlar arasından en ses getiren üçü için, buyurun:

The Theory of Everything / Her Şeyin Teorisitheoryofeverythin

  • Yönetmen: James Marsh
  • Tür: Dram, Biyografi
  • Yapım: 2014, İngiltere
  • Oyuncular: Eddie Redmayne, Felicity Jones, Tom Prior
  • Süre: 123 dk

?Film, modern bilim ve teknoloji tarihini değiştiren İngiliz fizikçi ve teorisyen Stephen Hawking’in hayatından bir kesiti ele alıyor. Odak noktası olarak Hawking’in 1965 ve 1991 yılları arasında evli kaldığı ilk eşi Jane Wilde ile olan ilişkini konu alan filmde, öğrencilik yıllarında başlayan ilişkilerine, birlikte bilim adına yaptıklarına ve hastalık teşhisiyle yaşadıkları sarsıntılara tanık olacağız.”

Son olarak My Week with Marilyn ve Les Misérables?de izlediğimiz Eddie Redmayne’nin Hawking’i oynadığı değil, adeta “olduğu” film, çoğunlukla ünlü bilim adamının hastalığına ve duygusal hayatına odaklanmış bir biyografik yapım. Genel anlamda tüm oyuncuların istenilenden fazlasını verdiği ve müzikleriyle akılda kalan filmin final sahnesi dışında kurgusu ve senaryosu pek iç açıcı değil, hatta oldukça sıradan. Hawking’in ilk eşi Jane Wilde’ın kitabına sadık kalan ve bu yüzden eleştrilerin hedefi olan senaryonun uyarlama dalında, Redmayne ve Jones en iyiler dalında aday olduğu, ayrıca en iyi özgün müzik ve en iyi film dallarında da Oscar adaylığı bulunan filmin akıbetini hep birlikte göreceğiz.

Benim fikrime göre sadece Eddie Redmayne’in performansı ve Hawking’in hayat azmi için izlenebilecek ortalama bir film…

The Imitation Gametheimitationgame

  • Yönetmen: Morten Tyldum
  • Tür: Dram, Biyografi
  • Yapım: 2014, İngiltere, ABD
  • Oyuncular: Benedict Cumberbatch, Keira Knightley, Matthew Goode
  • Süre: 114 dk

?Ünlü matematik dehası Alan Turing’in hayatının anlatıldığı filmde, Turing’i Benedict Cumberbatch canlandırıyor. Filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanların şifreli haberleşmelerinin kodlarını çözen Alan Turing’in Nazileri durdurma başarısı anlatılıyor.”

Yine bir dahinin konu edildiği film, Alan Turing’in tüm hayatına değil, sadece bir bölümüne dair bölümler içeriyor. Sherlock Holmes rolü ile tüm dünyada büyük hayran kitlesi kazanan Benedict Cumberbatch’in başrolünde olduğu film, merkezine savaş sırasındaki şifreli haberleşmelerin çözülmesini koyuyor olsa da dönemin İngiltere’sinde eşcinsellerin yaşadıklarına da odaklanıyor.

Gerek oyunculukları, gerek senaryo,kurgu ve görselliğiyle eli yüzü düzgün ve sakin bir iş olan ve de sonuna kadar büyük bir zevkle izlenen film, senenin iyileri arasında. İyi seyirler,

 Mr.Turner / Bay Turnermrturner

  • Yönetmen: Mike Leigh
  • Tür: Dram, Biyografi
  • Yapım: 2014, İngiltere
  • Oyuncular: Timothy Spall, Paul Jesson, Dorothy Atkinson
  • Süre: 150 dk

?Manzara ve doğa olaylarını resmettiği yağlıboya ve suluboya tablolarıyla tanınan, Romantizm akımının en önde gelen sanatçılarından biri olarak kabul edilen, aynı zamanda Empresyonizm akımının da öncülerinden olan İngiliz ressam J.M.W. Turner’ın hayatı ilk defa bu kadar detaylı bir biçimde beyazperdeye taşınıyor!

Yaşadığı dönemde, hayatı en çok merak edilen sanatçılardan biri olan 19. yüzyılın en sevilen ressamlarından biri olan Turner’ın yapmış olduğu seyahatleri, sanatının içeriğini, sosyal çevresini ve aşk hayatını perdeye taşıyan film; ünlü ressamın hayatının son 25 yılını konu alıyor.

Londra’da dönemin sanat dünyasını da gözler önüne seren film, Turner’ın yaşlı babası, birlikte yaşadığı hizmetçisi, metresi ve iki yetişkin kızı ile olan ilişkisini ön plana alıyor.”

Söze bu şekilde başladığım için üzgünüm ama benim gibi bir obsesif için izlemesi zor filmlerden biriydi. Nedeni ise filmin başından sonuna kadar homurdanan Timothy Spall ve diyalogların yarısı kadar yer kaplayan “indeed” kelimesi. O yıllarda İngilizler henüz “ok, yes, all right” gibi kelimeleri keşfetmemişler sanırım, vara yoka “indeed” dediler, bitmek bilmedi… Bir noktadan sonra konuşulanları kaçırıp, kelimeyi her söylediklerinde atak geçirdim sanıyorum.

Neyse kişisel hassasiyetlerim bir yana, Cannes’dan ödülle dönen Spall, kariyerinin en iddialı işlerinden birine imza atıyor. Yönetmen Mike Leigh ise elindeki oyuncunun kıymetini bilerek ona adeta yaşabileceği bir arka plan sunuyor. Kusursuz görselliği, ışık kullanımı ve deneyimli oyuncu kadrosunun toplu başarısı filmin en büyük artıları. Konu sanatçılar olduğunda biyografik yapımları ve belgeselleri izlemeye doyamadığımdan ben pek fazla sıkmamış olsa da süresinin bir miktar uzun olduğu söylenebilir fakat buna rağmen, özellikle ilgililerine, senenin izlenmesi gereken yapımlarından olduğunu belirtmek isterim.

İyi seyirler,

87.Oscar Töreni Adayları (Tam Liste), Tahminler ve Kazananlar

87.Oscar Töreni Adayları (Tam Liste), Tahminler ve Kazananlar

oscarMerhaba! Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak, adayların açıklandığı gün (15 Ocak) hemen hemen tüm filmleri izlemiş olmanın verdiği haklı gururu taşırken, öte yandan henüz onda birinin bile yorumunu yazamamış olmanın sıkıntısındaydım. Durum pek de değişemedi, maalesef tüm yazıları yetiştiremedim.

Saatler yaklaştı, tahminlerim ve minik yorumlarım aşağıda. Merakla ne olup biteceğini izlemek istiyorum. Ayrıca Yekta Kopan, seni görmek ne güzel!

Happy Oscars!!!

oscar2015-04En İyi Film (Best Picture)

İlk 3 dışındaki filmler şahsen senenin en iyileri arasında bile yer almamalıydı bence ama Whiplash, Birdman ve The Grand Budapest Hotel’den hangisi alırsa alsın çok mutlu olacağım.

  1. Whiplash – Birdman – The Grand Budapest Hotel   ———————————- Birdman
  2. American Sniper
  3. Boyhood
  4. The Theory of Everything
  5. The Imitation Game
  6. Selma

En İyi Yönetmen (Directing)

oscar2015-05 Sözlerime bu listede Damien Chazelle’in olmayışının sitemiyle başlamak istiyorum. Zira Whiplash ile çıkardığı iş çok iyiydi ama artık yapacak bir şey yok.

Adaylarımıza gelirsek Foxcather ve The Imitation Game yönetmenlik açısından ortalamanın üstüne çıkamayan filmler bana kalırsa. O nedenle üzerlerinde bile durmuyorum.

Boyhood önceleri bir fırtına gibi esse de, film izlendikçe havası sönmüş gibi gözüküyor. Zira 12 senede çekilmiş olması dışında pek de esprisi yok. Zaten Linklater’ın bu adaylığını da sırf senelerce süren çabasına karşılık lütfetmişler gibi gözüküyor. Başka aday olmadığından üçüncü sıraya koydum ama benim gözümde pek bir değeri olmadığını söylemeliyim.

Son ikiye geldiğimizde ise bu sene hemen her kategoride yaşadığım sıkıntıyı yaşıyorum. Wes Anderson’un başarısı herkesin dilinde. Hem teknik açılardan hem kurgu ve prodüksiyon anlamında hem farklı hem de dikkat çekici bir iş başardı. Fakat Inarritu’da Birdman’daki kamera tekniği ve senaryoyu işleyişiyle gönüllerimizde taht kurdu.

Ödülün muhtemel sahibi Inarritu gibi gözükse de benim için iki isimden birinin olması kafidir.

  1. Wes Anderson | The Grand Budapest Hotel
  2. Alejandro González Iñárritu | Birdman ———————————-
  3. Richard Linklater | Boyhood
  4. Bennett Miller | Foxcatcher
  5. Morten Tyldum | The Imitation Game

En İyi Erkek Oyuncu (Actor In a Leading Role)

oscar2015-03Oyunculuk kategorilerini kendi içimde hep şöyle değerlendiriyorum. Bu oyuncu yerine başkası oynasa da olur muydu? Bu sorunun cevabı kesinlikle hayırsa, o oyuncu bir kaç puan önde demektir.

Bu sorumdan yola çıkarak sondan başa gelmem gerekirse Benedict Cumberbatch’ın donuk oyunculuğu kesinlikle son sıramda.  Üzerine yorum yapacak bir performans bile yok ortada.

Foxcatcher’ı henüz izlemedim ama tüm yorumlar Steve Carell’ın performansının ortalama olduğu yönündeydi, dolayısıyla kendisi 4.sırada.  Bradley Cooper’ı ise umarım ömrümün bir döneminde iyi oyuncu olarak görebilirim ama benim için hala vasat-orta arasında.

Michael Keaton’un Birdman performansı gerçekten senenin en iyilerinden fakat Eddie Redmayne’in inanılmaz başarısı, başta sorduğum sorunun tam olarak cevabı. Başka kimse  Hawking’i Redmayne gibi oynayamazdı. O yüzden ödülü kendisinin alması gerektiğini düşünüyorum.

Bu arada bu listeye The Double’daki performansı ile Jesse Eisenberg ve Frank’deki performansı ile Domhnall Gleeson eklenebilirdi sevgili akademi.

  1. Eddie Redmayne | The Theory of Everything  ———————————-
  2. Michael Keaton | Birdman
  3. Bradley Cooper | American Sniper
  4. Steve Carell | Foxcatcher
  5. Benedict Cumberbatch | The Imitation Game

En İyi Kadın Oyuncu (Actress In a Leading Role)

oscar2015-01Herkes bu sene iyi oyunculukların azlığından yakınmış olsa da, başrolünde kadınların olduğu ve aşağıda adaylar arasında da olan 3 isim benim için bu senenin en iyi işlerine imza attılar. Az olsun öz olsun mantığıyla yaklaştığım kategoride Felicity Jones’u en sona yerleştirdim. Seyirciye duygu geçirmek konusunda, müthiş gözlerinin de büyük katkısıyla, başarılı olduğunu düşünsem de kendisini izlediğim performanslarında hep bir derece tutuk olduğunu düşünüyorum. Henüz hayatının rollerini oynamadı gibi geliyor bana.

Rosamund Pike, Gone Girl’deki performansıyla sonuna kadar övgüleri hak ediyor olsa da, sırasının daha iyi adaylar olduğu için 4’te kaldığını belirtmeliyim. Sanıyorum kusursuza yakın bir oyunculuktu. Hiç bir detay veremiyorum, zira filmin süprizi kaçıyor.

Sıra son üçlüye geldiğinde Reese Witherspoon’u 3. sıraya koydum. Tek başına sırtladığı filmde çok iyi bir iş çıkarıyor, ve hatta kariyerinin en iyi performansına imza atıyor, olsa da biraz tutuk ve duygusuz bulduğumu söyleyebilirim. Belki sadece film özelinde eleştiriyor olsam bu kusurları bulmazdım fakat diğer iki adayla yan yana düşününce bu eksikler ortaya çıkıyor.

Julianne Moore’un heykeli alacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Aslında benim sıralamamda da hem Cotillard hem Moore aynı sırada, fakat Cotillard’ın duygusunu daha çok geçirebildiğine inanıyorum, o yüzden kendisini burun farkıyla 1.sırama yerleştirdim. Hangisi kazanırsa kazansın sevineceğim.

Bu arada Felicity Jones yerine bu yarışta Big Eyes’taki dokunaklı performansıyla Amy Adams olmalıydı diye düşündüğümü de belirtmeliyim.

  1. Marion Cotillard | Two Days, One Night
  2. Julianne Moore | Still Alice  ———————————-
  3. Reese Witherspoon | Wild
  4. Rosamund Pike | Gone Girl
  5. Felicity Jones | The Theory of Everything

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Actor In a Supporting Role)

oscar2015-06Akademidekilerin aday seçimlerine hayranım! Mark Ruffalo ve Ethan Hawke canımız ayrı konu ama aday olacak ne yaptılar? Soru işareti? Robert Duvall ve Edward Norton’ın performansları ise ortalamanın üstündeydi evet ama J.K.Simmons i-na-nıl-maz-dı! Sokakta ıslık çalarken karşıma çıksa, arkama bakmadan kaçarım. Aktör filan değil bence hala Fletcher!

  1. J.K. Simmons | Whiplash  ———————————-
  2. Robert Duvall | The Judge
  3. Edward Norton | Birdman
  4. Ethan Hawke | Boyhood
  5. Mark Ruffalo | Foxcatcher

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Actress In a Supporting Role)

oscar2015-02Hiç bir adayın ödüle layık olmadığını düşündüğüm dala geldi sıra! Hepsini 5. sıraya koyabilirdim, o derece saçma buluyorum adayları. Ama yine de sırayla gitmek gerekirse;

Merly Streep bir saniye görünüp “meraba televole” dese bile aday oluyor artık. Bir tür totem haline getirdi akademi kadını. Ultra saçma bir adaylık. Ciddiye bile alamadım.  Benzer şekilde iyi bir oyuncu olduğunu bile düşünmediğim Keira Knightley her zamanki vasat-orta arası performansıyla bu listede olmamalıydı bile.

Boyhood’u öyle senenin en iyi filmi filan diye yüceltip sevenlerden değilim. Hatta 12 yılda çekilmesi dışında pek bir esprisi bile yok bence. Filmin fazlaca yüceltilmiş isimlerinden biri de Patricia Arquette oldu. Bana kalırsa tekdüzelikte rekora koşan performansıyla aday olması bile oldukça saçmayken, kulislerde ödülü alacağı konuşuluyor. Umarım böyle haksız bir başarı yakalamaz.

Laura Dern’in Wild’daki performansını bir miktar abartılı ve absürd bulsam da bir şekilde duyguyu geçirdiğini düşünüyorum. Emma Stone’un performansıyla ilgiliyse kafam çok karışık. Zira kendisi mi rolü parlatamadı yoksa karakter çok mu hikayeden kopuktu kısmında soru işaretleri içindeyim. Yine de umut vaad ettiğini düşünüyorum. Madem adaylar bunlar, bari Dern ve ya Stone arasından biri ödülü kucaklasın isterim.

Bana kalırsa bu sene bu dala aday olması gereken iki isim vardı: Birincisi, Snowpiercer’daki müthiş başarısıyla Tilda Swinton. İkincisi ise Nightcrawler’daki başarılı performansıyla Rene Russo. Fakat olmadı. Kötülerin arasından kötülerin iyisini seçmeye çalışıyoruz.

  1. Laura Dern | Wild
  2. Emma Stone | Birdman
  3. Patricia Arquette | Boyhood  ———————————-
  4. Keira Knightley | The Imitation Game
  5. Meryl Streep | Into the Woods

En İyi Özgün Senaryo (Writing (Original Screenplay))

Foxcatcher ve Boyhood konu dışı. Nightcrawler’ı senaryo olarak çok beğenmiş olsam da Birdman ve The Grand Budapest Hotel varken maalesef esamesi okunmuyor.

  1. The Grand Budapest Hotel | Wes Anderson ve Alec Guinness
  2. Birdman | Alejandro González Iñárritu, Nicolas Giacobone, Alexander Dinelaris ve Armando Bo  ———————————-
  3. Nightcrawler | Dan Gilroy
  4. Foxcatcher | E. Max Frye ve Dan Futterman
  5. Boyhood | Richard Linklater

En İyi Uyarlama Senaryo ( Writing (Adapted Screenplay))

Whiplash!

  1. Whiplash | Damien Chazelle
  2. Inherent Vice | Paul Thomas Anderson
  3. American Sniper | Jason Hall
  4. The Theory of Everything | Anthony McCarten
  5. The Imitation Game | Graham Moore  ———————————-

En İyi Kurgu (Film Editing)

Her şeyden önce Boyhood’un en kötü kurgu adayı olması gerektiğini düşünüyorum.  Heykeli TGBH’e versinler, geçelim…

  1. The Grand Budapest Hotel | Barney Pilling
  2. Whiplash | Tom Cross  ———————————-
  3. The Imitation Game | William Goldenberg
  4. American Sniper | Joel Cox ve Gary Roach
  5. Boyhood | Sandra Adair

En İyi Görüntü Yönetimi (Cinematography)

  1. Mr. Turner | Dick Pope
  2. The Grand Budapest Hotel | Robert D. Yeoman
  3. Birdman | Emmanuel Lubezkiv  ———————————-
  4. Ida | Ryszard Lenczewski ve Lukasz Zal
  5. Unbroken | Roger Deakins

En İyi Prodüksiyon Tasarımı (Production Design)

  1. The Grand Budapest Hotel | Adam Stockhausen ve Anna Pinnock  ———————————-
  2. Mr. Turner | Suzie Davies ve Charlotte Watts
  3. Interstellar | Nathan Crowley, Gary Fettis ve Paul Healy
  4. Into the Woods | Dennis Gassner ve Anna Pinnock
  5. The Imitation Game | Maria Djurkovic ve Tatiana Macdonald

En İyi Kostüm Tasarımı (Costume Design)

  1. The Grand Budapest Hotel | Milena Canonero  ———————————-
  2. Mr. Turner | Jacqueline Durran
  3. Into the Woods | Colleen Atwood
  4. Inherent Vice | Mark Bridges
  5. Maleficent | Anna B. Sheppard & Jane Clive

En İyi Özgün Müzik (Music (Original Score))

En İyi Özgün Şarkı (Music (Original Song))

  • ?Everything Is Awesome? | The Lego Movie
  • ?Glory? | Selma  ———————————-
  • ?Grateful? | Beyond the Lights
  • ?I?m Not Gonna Miss You? | Glen Campbell: I?ll Be Me
  • ?Lost Stars? | Begin Again

En İyi Makyaj & Saç Tasarımı ( Make Up  & Hairstyling )

  1. The Grand Budapest Hotel  ———————————-
  2. Guardians of the Galaxy
  3. Foxcatcher

En İyi Ses Kurgusu (Sound Editing)

  1. Birdman
  2. Interstellar
  3. Unbroken
  4. The Hobbit: The Battle of the Five Armies
  5. American Sniper  ———————————-

En İyi Ses Miksajı (Sound Mixing)

  • American Sniper
  • Birdman
  • Interstellar
  • Unbroken
  • Whiplash  ———————————-

En İyi Görsel Efekt (Visual Effects)

  1. Dawn of the Planet of the Apes
    Guardians of the Galaxy
  2. Interstellar  ———————————-
  3. Captain America: The Winter Soldier
  4. X-Men: Days of Future Past

Yabancı Dilde En İyi Film (Foreign Language Film)

  • Ida (Polonya)  ———————————-
  • Leviathan (Rusya)
  • Tangerines (Estonya)
  • Timbuktu (Moritanya)
  • Wild Tales (Arjantin)

En İyi Animasyon (Animated Feature Film)

  1. How to Train Your Dragon 2
  2. Big Hero 6  ———————————-
  3. Song of the Sea
  4. The Tale of the Princess Kaguya
  5. The Boxtrolls

En İyi Belgesel (Documentary Feature)

  • CitizenFour  ———————————-
  • Finding Vivian Maier
  • Last Days in Vietnam
  • The Salt of the Earth
  • Virunga

En İyi Kısa Film (Short Film (Live Action))

  • Aya | Oded Binnun ve Mihal Brezis
  • Boogaloo and Graham | Michael Lennox ve Ronan Blaney
  • Butter Lamp (La lampe au beurre de yak) | Hu Wei ve Julien Féret
  • Parvaneh | Talkhon Hamzavi ve Stefan Eichenberger
  • The Phone Call | Mat Kirkby ve Kames Lucas  ———————————-

En İyi Kısa Animasyon (Short Film (Animated))

  • The Bigger Picture | Daisy Jacobs ve Christopher Hees
  • The Dam Keeper | Robert Kondo ve Dice Tsutsumi
  • Feast | Patrick Osborne ve Kristina Reed  ———————————-
  • Me and My Moulton | Torill Kove
  • A Single Life | Joris Oprins

En İyi Kısa Belgesel (Documentary Short)

  • Crisis Hotline: Veterans Press 1  ———————————-
  • Joanna
  • Our Curse
  • The Reaper (La parka)
  • White Earth
Kısa Kısa #14 – 2014 Bilim Kurgular: Dawn of the Planet of the Apes, X-Men: Days of Future Past, Edge of Tomorrow ve Divergent

Kısa Kısa #14 – 2014 Bilim Kurgular: Dawn of the Planet of the Apes, X-Men: Days of Future Past, Edge of Tomorrow ve Divergent

2014 filmlerine izlemeye bilim kurgularla başladım. Özellikle Maymunlar Cehennemi’ni izlemek büyük keyifti. Buyurun yorumlarıma:

Dawn of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Şafak Vaktimaymun2

  • Yönetmen: Matt Reeves
  • Tür: Bilim kurgu, Aksiyon
  • Yapım: 2014,ABD
  • Oyuncular: Andy Serkis, Jason Clarke, Gary Oldman
  • Süre: 131 dk

“Genleri değiştirilmiş, isyancı maymun Caesar’ın kaçışının üzerinden on sene geçmiştir. Genetik evrim geçirerek daha da zekileşen Caesar, kendisi gibi oldukça akıllı olan diğer maymunlarla birlikte büyük bir maymunlar ordusu kurmayı başarmıştır. Caesar’ın önderlik ettiği bu maymunlar 10 yıl öncesinde yayılan ölümcül bir virüs salgınından kurtulmayı başaran bir grup insanla karşı karşıya gelir. Ve her iki türün de tek bir amacı vardır, yeni dünya düzenini oluşturan ve söz sahibi olan tür olmak!”

1968 yılında  Franklin J. Schaffner tarafından ilki çekilen ve sinema tarihinin en iyi bilim kurgu filmlerinden biri olan Maymunlar Cehennemi?nin yeni versiyonunun ilkini 2011’de izlemiştik.  Fransız yazar  Pierre Boulle?nin kitabından uyarlanarak sinemaya aktarılan serinin ikinci filminde yine Andy Serkis mükemmel Caesar performansıyla başrolde.

Çok şükür ki bu sefer James Francosuz olan filmin, tıpkı ilk filmdeki gibi, duygusal, gerilim ve aksiyon gücü üst düzeyde. Kurgusal hataları, oldukça uzun süresinde bazen göze batsa da film, başından sonuna kadar girdiğiniz o dünyada kalmanızı sağlıyor.

Özellikle bilimkurgu severlerin mutlaka izlemesini tavsiye ederim.

X-Men: Days of Future Past / X-Men : Geçmiş Günler Gelecekx-men

  • Yönetmen: Bryan Singer
  • Tür: Bilim kurgu, Aksiyon
  • Yapım: 2014,ABD, İngiltere
  • Oyuncular: Hugh Jackman, James McAvoy, Michael Fassbender
  • Süre: 132 dk

“Mutantlar soylarının tükenmemesi için zamanda yolculuk yapmak zorundadır zira gelecekte kamplara hapsedilmiş durumdadırlar. Sentinel’ler tarafından avlanıp öldürüldükleri için de nesilleri tükenmenin eşiğine gelmiştir. Mutantların soyunu kurtarabilmek için iki ezeli düşman Magneto ve Charles Xavier güçlerini birleştirirler. Planları Sentinel’lerin yarattığı vahşeti durdurmak üzerine kuruludur. Wolverine (Hugh Jackman), kendi kendini iyileştirebildiği için zamanda yolculuğun onda yol açabileceği yan etkiler yok olacaktır. Bu yüzden Wolverine’i Kitty Pryde’ın da yardımıyla geçmişe gönderirler. Trask Industries’in deneyler sonucu ürettiği Sentinel’lerin yapım aşamasına engel olacaklardır. Acaba bu konuda başarılı olabilecekler midir? “

Bu yedinci X-Men filmiymiş ama ben sanırım daha öncekileri hiç izlemedim. İzlediysem de pek bir şey hatırlamıyorum. Dolayısıyla verimli bir yorum yapamayacağım. İzledim ve sıkıldım, yine.

edgeoftomorrowEdge Of Tomorrow / Yarının Sınırında

  • Yönetmen: Doug Liman
  • Tür: Bilim kurgu, Aksiyon
  • Yapım: 2014,ABD, Avustralya
  • Oyuncular: Tom Cruise, Emily Blunt, Bill Paxton
  • Süre: 113 dk

“Yakın gelecekte dünyayı ele geçiren Mimics adlı uzaylı birliği, birçok büyük şehri yok eder ve milyonlarca insanı ölümün eşiğinde bekletir. Dünyada hiçbir ordu, onların hızına, silahlarının gücüne ve de en önemlisi telepati yoluyla emir verme ve uygulama güçlerine ulaşamaz. Artık dünyadaki tüm ordular bu uzaylı sürüsüne karşı güçlerini birleştirmek durumundadır ve bu güç birliği dışında ikinci bir şansları yoktur. Subay Bill Cage daha önce bu savaşlardan hiçbirine katılmamış tecrübesiz bir askerdir ve atıldığı yeni görevi onun için bir nevi intihar anlamına gelmektedir. Beklenen olur; Cage dakikalar içerisinde öldürülür… Fakat bu bir sonu değil, yeni bir başlangıcı doğurur. Cage, sıradışı bir şekilde cehennem gibi bir günde uyanır, kendini kırılması zor bir döngünün içerisinde bulur. Buna göre her seferinde ölüp sonrasında yeniden dirilip aynı savaşı bir kez daha tekrarlamak zorundadır. Her geri dönüşünde daha güçlü, daha zeki ve Mimics’lerle daha kolay başa çıkabilir hale gelse de kendine verilen iş dünyanın en zorlu görevidir.”

En son Oblivion filminde izlediğim Tom Cruise, yine bir bilim kurgu ile karşımızda. Senaryosu All You Need is Kill adlı romandan uyarlanan filmde, aynı zaman döngüsü içinde defalarca gidip gelen Cage rolünde Tom Cruise, kendisini izlediğim en iyi işlerden birine imza atıyor. Benzer şekilde Emily Blunt’un eşliği de çok başarılı. Büyük bir fanı olmasam da filmi sonuna kadar keyifle izlediğimi söyleyebilirim.

Divergent / Uyumsuzdivergent

  • Yönetmen: Neil Burger
  • Tür: Bilim kurgu, Aksiyon, Romantik
  • Yapım: 2014,ABD
  • Oyuncular: Shailene Woodley, Theo James, Kate Winslet
  • Süre: 139 dk

“Uzak bir gelecekte geçen distopik hikayede insanlık, her biri farklı bir erdemi temsil eden beş farklı parçaya bölünmüş bir düzende yaşamaktadır. İnsanlar 16 yaşına geldiklerinde kendi insani özelliklerine göre bu beş bölümden birine dahil olup ömür boyu bu bölümde yaşamlarını sürdürmektedirler. Tris Prior için de bu kuralı uygulama zamanı geldiğinde kendiyle ilgili büyük bir sırrı keşfeder: Tris, ‘uyumsuz’dur ve herhangi bir gruba ait olması mümkün değildir. Asıl sorun ise uyumsuzların bir lider tarafından yok edildiği ve bu yüzden hayatını kurtarabilmek için kaçması gerektiği gerçeğiyle yüzleştiği an ortaya çıkar. Tris bu belalı yolculukta hem hayatta kalabilmek hem de kendisi gibi uyumsuzların bu düzende neden bu denli tehlikeli bulunduklarını öğrenebilmek için Four adlı gizemli bir yabancıya güvenmek ve onunla işbirliği yapmak zorunda kalır.”

Bir distopya sever olarak filmin konusunu görünce hemen izlemek istedim. Üstelik bu sene The Fault in Our Stars ile de inanılmaz bir performansa imza atan genç yetenek Shailene Woodley başroldeydi. Açlık Oyunlarına benzer hikayesiyle ve klasikleşmiş distopya ögeleriyle klişelere boğulmuş gibi gözükse de farklı bir dünya ve sistem yaratması açısından ortalamanın üzerinde olduğunu düşünüyorum. Gençlere daha çok hitap ediyor olsa da distopya-bilim kurgu sevenler için izlenebilir bir film.

Kısa Kısa #13 – 2014 Fantastik Filmler: Winter Tale, Maleficent, The Amazing Spiderman 2

Kısa Kısa #13 – 2014 Fantastik Filmler: Winter Tale, Maleficent, The Amazing Spiderman 2

Nasıl başarıyorum bilmiyorum ama fantastik ve bilim kurgu filmlerden pek hazetmememe rağmen, sene içinde öne çıkan hemen her yapımı izliyorum. Bir de utanmadan yorum yazıyorum. Buyurun:

Winter Tale / Kış Masalıwinterstale

  • Yönetmen: Akiva Goldsman
  • Tür: Fantastik, Dram, Romantik
  • Yapım: 2014,ABD
  • Oyuncular: Colin Farrell, Jessica Brown Findlay, Russell Crowe
  • Süre: 118 dk

“1916 yılının New York şehrindeyiz… İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly’i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir…”

Mark Helprin’in 1983 yılında yazdığı sürreal romanından senaryolaştırılarak çekilen film uzun zamandır izlediğim en sıkıcı yapımlardan. Sonuna kadar dayanması güç, sıkıcı, akmayan, ne duygusunu ne hikayesini hissedemediğimiz, Colin Farrell’in mükemmel yakışıklılığına rağmen çekilemeyen filmin tek elle tutulur yanı görüntü yönetmenliğiydi. Böyle bir yıldız kadroyu bir araya getirip, bu denli anlamsız bir film çekmek? Tavsiye etmiyorum, edemiyorum.

Maleficent / Malefizmalefiz

  • Yönetmen: Robert Stromberg
  • Tür: Fantastik
  • Yapım: 2014,ABD
  • Oyuncular: Angelina Jolie, Elle Fanning, Sharlto Copley
  • Süre: 97 dk

“Klasik Uyuyan Güzel masalına hiç kötünün tarafından bakmayı denediniz mi? Barışçıl bir orman krallığında büyüdüğü için huzurlu bir hayata sahip olan Malefiz, görkemli siyah kanatlara sahip güzel, saf ve genç bir kadındır, ta ki bir zamanlar inandığı adam olan Stephan topraklarının düzenini tehdit edinceye kadar? Malefiz, topraklarının koruyucusu olur ama acımasız bir ihanete uğrayınca o saf kalbi taşa dönüşür. Onun bu kadar kin ve öfke dolu olmasının nedeni budur, Aurora’yı 100 yıllık bir ölüme mahkum etmesi de tüm bu çektiği acıların sonucudur…”

Uyuyan Güzel masalını farklı bir açıdan yorumlayan film, başından sonuna Angelina Jolie tarafından sırtlanmış. Çok yüzeysel bir rol olan Malefiz karakterine oldukça derinlik katan, onun iyilik-kötülük sınırlarındaki gezintisini mükemmel aktaran Jolie, başta ön yargıyla yaklaşsam da filmin sonunda alkışladığım isim oldu.

Masalların karanlık yüzlerini de sevenler ve Angelina  Jolie’yi bu fantastik karakteriyle izlemek isteyenlere tavsiye ederim.

The Amazing Spiderman 2 / İnanılmaz Örümcek Adam 2spiderman

“2012’de izleyici karşısına çıkan İnanılmaz Örümcek-Adam filminde hikayesi bir kez daha başlayan Peter Parker’ın dönüşümünü tamamlayıp Örümcek-Adam yeteneklerini elde edişine tanık olmuştuk. Bu filmle birlikte kahramanlığın sorumluluk isteyen zorlu yanlarına şahit olmaya başlayan Parker’ın her günü daha karmaşık, daha yoğun geçiyor. Bir yandan kahramanlığa alışmaya, diğer yandan ise Gwen’le vakit geçirmeye çalışırken sahip olduğu yeteneklerin büyük bedeli en korkutucu haliyle karşısına dikilir. New York’u tehdit eden en büyük tehlikelerden biri olan Electro bir anda ortaya çıkar ve Peter Parker’ın şimdiye dek gördüğü en güçlü düşmanını alt etmesi gerekir. Örümcek-Adam, eski dostu Harry Osborn’un da dönmesiyle bütün düşmanlarının ortak noktası olan OsCorp’u keşfetmiş olur. Öte yandan Gwen’ın babasına verdiği sözü unutmayan Peter, Gwen’e zarar vermemek için elinden geleni yapmak için çabalar, ancak Electro’nun ortaya çıkması ve Harry Osborn geri dönüşü bu sözünü tutmasını oldukça zorlaştıracaktır. Peter Parker’ın geçmişine dair ortaya çıkan yeni ipuçlarıysa Örümcek Adam’ın hayatının gidişatını derinden etkileyecektir…”

Her zamanki gibi sevmediğim bir seriden film izlemiş oldum. Iron man dışında, ki onu da Robert’ın hatrına izliyorum, fantastik süper kahramanlar pek ilgimi çekmiyor ama bir şekilde tüm filmleri izlemeyi başarıyorum.

Bana göre diğer süper kahraman hikayelerine göre daha az aksiyonlu ve daha çok romantik bir film . Süresi de uzun olunca bana bir hayli sıkıcı geldi ama fazla yorumum yok. Meraklılarının ilgisine…

Kısa Kısa #12 – 2014 Animasyonları: Justin and The Knights of Valour, How to Train Your Dragon 2, Muppets Most Wanted

Kısa Kısa #12 – 2014 Animasyonları: Justin and The Knights of Valour, How to Train Your Dragon 2, Muppets Most Wanted

2014’de beklediğimiz yapımlar sene sonuna sarkınca vaktimi bol bol animasyon, fantastik ve bilim kurgu izleyerek geçirdim. İşte o animasyonların devamı:

Justin and the Knights of Valour / Kahraman Şövalyejustin

  • Yönetmen: Manuel Sicilia
  • Tür: Macera, Animasyon
  • Yapım: 2014,İspanya
  • Oyuncular: Freddie Highmore, Saoirse Ronan, Antonio Banderas
  • Süre: 92 dk

“Genç Justin, artık bürokratik bir yapının ya da şövalyelerin kalmadığı bir krallıkta yaşamakta, ancak buna rağmen şövalye olmayı hayal etmektedir. Babası Reginald ise oğlunun bu hayalini desteklememektedir. Reginald, Kraliçe’nin danışmanıdır ve tek isteği oğlunun kendi izinden giderek başarılı bir avukat olmasıdır. Justin büyükannesine gittiği günlerden birinde, babasının ihtişamlı geçmişine ilk kez tanık olur. Babası bir zamanlar kraliyetin en asil şövalyesi, kralın koruyucusu ve sağ koludur. Bir ihanet sonrasında görevini kaybedene dek birçok başarıya imza atmıştır. Duyduğu hikaye karşısında büyülenen Justin, o güne dek sadece hayalini kurduğu şövalye olma konusunda artık son derece kararlıdır. Kraliyetin bir hayli karışık olduğu bu dönemde hem kendi hem de krallığın onuru için elinden geleni yapacaktır.”

Hayallerinin peşinden giden Justin’in hikayesini anlatan film, özellikle klasik Hollywood çizgisinin dışındaki görüntüsüyle zevk veriyor. Animasyon kalitesi, diyalogları ve karakter zenginliğiyle oldukça sevdiğim filmi güzel bir aile eğlencesi olarak değerlendirebilirsiniz.

How to Train Your Dragon 2 / Ejderhanu Nasıl Eğitirsin 2ejderhanınasıl2

  • Yönetmen: Dean DeBlois
  • Tür: Macera, Animasyon
  • Yapım: 2014,ABD
  • Oyuncular: Jay Baruchel, Cate Blanchett, Gerard Butler
  • Süre: 103 dk

“Berk Adası’nda ejderha ve vikinglerin birleşmesinin üstünden beş yıl geçmiştir ve adada tam bir barış ve huzur atmosferi hakimdir. Astrid ve ekibi artık boş zamanlarını adanın yeni gözde oyunu olan ejderha yarışlarıyla geçirmekte ve kahramanlar yeni keşif gezilerine adım atmaktadırlar. Bu yolculuklardan birinde çok eski zamanlardan kalma buzdan gizli bir buzdan mağara keşfederler ve mağaranın içinde yaşayan yüzlerce vahşi ejderhayı böylece uyandırmış olurlar. Gizemli Dragon Rider’ın da büyük bir tehlike yarattığı bir savaş başladığında, iki kahramanımız Hiccup ve Toothless’a düşen barışı koruyup inandıkları şeyi savunmaları olur.”

İlk filmi pek beğendiğimi bu yazımda belirtmiştim. Devam filmleri genelde hayalkırıklığı olsa da bu seri için bu söz konusu değil. Tıpkı ilk filmdeki gibi hikaye akışı ve heyecanlı sahneleri ile her yaştan izleyiciyi yakalayan ikinci filmde, ekibe katılan karakterler de oldukça iyi çalışılmış.

Senenin her anlamda en başarılı animasyonlarından biri, tüm ailenin beraber izleyebileceği, keyifli bir seyirlik.

Muppets  Most Wanted / Muppets Aranıyormuppets

“Muppetlar ikinci devam filminde bu kez Avrupa’ya açılıyor; Berlin, Madrid, Dublin ve Londra gibi Avrupa başkentlerinde, büyük sinemalarda kapalı gişe sahne alan tüm Muppets üyeleri dünya turuna çıkıyor. Lakin Kermit’in başına gelen büyük bela, bu turneyi bir hayli olaylı bir maceraya dönüştürüyor. Kermit’e ikizi gibi benzeyen, dünyanın en azılı hırsızlarından Constantine ve onun sağ kolu Dominic, Muppets üyelerini özellikle de Kermit?i uluslararası bir suç eylemine sürüklüyor. Constantin, masum Kermit’in yerine geçerek planlarını uygulamaya koyarken, Kermit de tıkıldığı hapishanede suçsuzluğunu ispatlamaya çalışıyor… “

Muppetlar işin içinde olduğunda her film bir miktar çekilir oluyor. Hele bir de filmin ara yerlerinde Usher, Christoph Waltz, Salma Hayek, Celine Dion, Danny Trejo gibi isimler boy gösteriyorsa, izlenebilir oluyor. Fakat bu denli büyük oyuncu kadrosu ve Kermit’in tüm tatlılığına ve de Ty Burrell hayranlığıma rağmen ilk film kadar sevemedim. Hikayenin kurgusu, eğlence dozu ve görselliği beni tatmin etmedi. İlla muppets izlemek istiyorsanız, eskilere gitmenizi tavsiye ederim.

Kısa Kısa #11 – 2014 Animasyonları: The Lego Movie, Rio 2, MrPeabody and Sherman

Kısa Kısa #11 – 2014 Animasyonları: The Lego Movie, Rio 2, MrPeabody and Sherman

Bu senenin filmlerini izlemeye animasyonlarla başladım. Bir hayli de izledim. Bir kısmı bu yazıda:

The Lego Movie / Lego Filmilegomovie

  • Yönetmen:  Phil LordChris Miller
  • Tür: Macera, Animasyon
  • Yapım: 2014, ABD , Avustralya , Danimarka
  • Oyuncular: Chris PrattWill FerrellElizabeth Banks 
  • Süre: 100 dk

“Legolar evreninde geçen filmde, sıradan bir adam olan Emmet, beklemediği bir anda dünyayı kurtaran bir kahraman olma şansını yakalar. Legoların yaşadıkları dünya zorba ve kötücül bir lego tarafından tehdit edilmekte ve parçalarına ayrılmaktadır. Bu yıkımı durduracak kişi ise yanlışlıkla olağanüstü MasterBuilder ile karıştırılan Emmet’tir. Emmet bu talihsiz yanlış anlaşılmayı gidermek yerine kahraman olmayı seçer ve dört kişilik bir ekip kurar. Görevleri ise parçalarına ayrılan evrenlerini birleştirerek yapıştırmaktır. “

Köfte Yağmuru ve Shrek serisi ile tanıdığımız yönetmenlerin bu senenin çok ses getiren yapımlarından olan filmleri özellikle Amerika’da büyük yankı uyandırdı ve şimdiden Oscar adaylarından biri gibi gözüküyor. Hepimizin çocukken oynadığı legolardan en fazla ne yapılabilir ki sorusuna cevaben derin bir kapitalizm eleştirisi ve ince ince onlarca espriyle bir hayli keyifli bir film yaratılmış.

Yaratıcı, göndermelerle ve esprilerle dolu film senenin iyilerinden.  İzlemenizi tavsiye ederim.

Rio 2

  • Yönetmen:  Carlos Saldanhario2
  • Tür: Macera, Animasyon, Komedi
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Jesse EisenbergAnne HathawayJemaine Clement 
  • Süre: 102 dk

“Linda ve Tulio tarafından koruma altına alındıktan sonra Rio de Janeiro şehrinde kusursuz ve mutlu bir yaşam süren Mavili, Harika ve üç yavrusunun yaşamları aldıkları yeni bir haberle değişecektir. Linda ve Tulio, Amazon ormanlarında yeni bir keşfe çıkmışlardır ve soyları tükenmek üzere olan mavi Makav kuşlarına ait yeni bir iz bulmuşlardır. Harika’ya göre yavruları karakterlerinin gereğince özgür ve vahşi yaşamlarına adapte olmayı öğrenmelidir ve bu nedenle olası sürülerini bulmak için Amazon’a keyifli be bir o kadar da tehlikeli bir maceraya atılırlar. Buradaki engin ormana ulaştıklarında, yeni bir dünya ile karşılaşan Mavili, ailesini kaybetme korkusuyla da yüzleşecek; ailenin geri kalanı da alışık olmadıkları bu vahşi hayatta kendilerini bekleyen her türlü değişikliğe uyum sağlamayı öğrenmek zorunda kalacaklardır. Öte yandan, Amazon Ormanı’nın beklenmedik bir insan tehlikesi tehdit etmektedir…”

Hayvanlar yuvalarında, ormanlarında mutlular. Onların yuvalarını yıkmayalım, ağaçlarını kesmeyelim. Alt metin bu. Aralarda belindeki çantasıyla insanlaşmış Makav kuşu Mavili ve maceraları. İzlemesi keyifli fakat mutlaka izleyin diye tavsiye edeceğim bir yapım değil.

Mr. Peabody & Sherman / Bay Peabody ve Meraklı Sherman: Zamanda Yolculukpeabody

  • Yönetmen: Rob Minkoff
  • Tür: Macera, Animasyon, Aile
  • Yapım: 2014, ABD
  • Oyuncular: Ty BurrellMax CharlesAriel Winter
  • Süre: 92 dk

“Bay Peabody, hem bir kaşif hem bilim adamı hem gurme hem Olimpiyat Madalyası kazanmış bir atlet ve de dünyanın en başarılı köpeğidir! En dahice icadı olan Wabac isimli zaman makinasını kullanan Mr. Peabody ve onun evlatlık oğlu Sherman, zamanda yolculuk yaparak dünyayı değiştiren tarihi olayları ilk elden izlerler. Fakat Sherman okulda kendisine bulaşan şımarık Paddy’ye kendisini ispatlamaya çalışırken, hiç yapmaması gereken bir şeye bulaşır ve zaman yolculuğunun kurallarını çiğner! Bay Peabody ve Sherman şimdi geçmişi düzelterek, geleceği kurtarmak zorundadır! Ama uzay-zaman boşluğunu ?tamir etmek” sandıkları kadar kolay olacak mıdır?”

Aslan Kral gibi benim dönemimin en önemli işlerinden birine imza atmış yönetmenlerden olan Rob Minkoff’un filmi Mr.Peabody & Sherman, son dönemde izlediğim en keyifli animasyonlardandı. Hem koşulsuz sevginin tema olarak işlenmesi hem de tarihte yapılan yolculuklar çok başarılıydı. Büyüklere de hitap eden ama tam bir çocuk filmi. Çocukların izlemesini tavsiye ederim.